YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5257
KARAR NO : 2022/9177
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.05.2018 tarih ve 2015/1114 E. – 2018/598 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 02.04.2021 tarih ve 2019/484 E. – 2021/514 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ve davalı şirketin arasında 21.11.2013 tarihinde 500.000.- TL bedelli genel kredi sözleşmesinin imzalandığını ve şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalıların ise sözleşmeye müteselsil kefil olarak imza attığını, davalılara gönderilen ihtarname ile hesabın kat edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, bu nedenle davalı borçlulara yönelik kredi borcunun tahsili ve gayri nakdi kredi bedelinin depo edilmesi amacıyla genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, fakat davalı borçluların takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligatların yapılmasına rağmen dosyaya davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince, gönderilen hesap kat ihtarı ile davacının alacağının muaccel olduğu, kefillerin kefaleti geçerli olup azami limit olan 500.000.- TL dahilinde olduğundan kefiller açısından da alacağın talep edilebilir olduğu, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporları doğrultusunda davalıların sorumlu olduğu tutarların belirlendiği, davacının 73 adet çek için bloke isteminde bulunduğu, ancak 55 adet çek için risk oluştuğu, fakat kefillerin blokeden sorumlu olduklarına ilişkin Genel Kredi Sözleşmesinde kayıt olmadığı, davalı kefillerin bu konuda sorumluluklarının bulunmadığı ve alacak likit hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20’si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne takibe yönelik davalının itirazının iptaline, davalı … Plastik Ltd. Şti. ve … için 254.762,96 TL asıl alacak, taleple bağlı kalınarak 7.136,59 TL işlemiş faiz, 356,83 TL gider vergisi, 300.- TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ile, davalı … için 234.481,65 TL asıl alacak, 6.379,67 TL işlemiş faiz, 318,98 TL BSMV, 300.- TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ile, takip tarihinden itibaren asıl borçlu Çelebi Plastik Ltd. Şti. için borç tamamen ödeninceye kadar, kefiler için kefalet limiti olan 500.000 TL’ye kadar asıl alacak üzerinden %72 temerrüt faizi ve faize uygulanacak %5 BSMV ile takibin devamına, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20’si oranında 46.896,22 TL icra inkar tazminatının tüm borçlulardan müştereken ve müteselsilen, 4.056,26 TL’nin asıl borçlu Çelebi Plastik Ltd. Şti. ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalıların asıl alacak tutarının denetime elverişli bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği, davacının buna ilişkin istinaf talebinin reddinin gerektiği, davacı banka vekili tarafından mahkemece kefil …’nin temerrüte düştüğü tarih, sorumlu olduğu asıl alacak, faiz ve BSMV miktarının hatalı olarak tespit edildiğinin ileri sürüldüğü, ancak genel kredi sözleşmesinin ekinde yer alan Kefalet Sözleşmesi’nin 2.3 maddesinde, kefillerin sözleşmede yazılı adresleri ikametgah olarak seçtiği, adres değişikliklerini noter kanalı ile derhal ihbar etmeyi aksi takdir iş bu sözleşmede yazılı adrese yapılacak her türlü tebligatın geçerli olacağının düzenlendiği, genel kredi sözleşmesi ve eklerinde davalı kefil …’nin adresi bulunmadığı, ihtarname tebliğ edilmediğinden temerrüdün takiple gerçekleştiğinin kabulünde isabetsizlik olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede kefillerin gayrinakti alacağın depo edilmesinden sorumlu tutulabileceklerine dair bir hükmün bulunmadığı, bu nedenle mahkemece kefiller yönünden, iade edilmeyen ve nakde dönüşme riski bulunan çek yapraklarından dolayı yasal sorumluluk tutarlarının depo edilmesine yönelik talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, sorumluluğun yalnızca asıl borçluda olduğu, ancak kefil olan davalı …’in takip tarihiyle birlikte temerrüdünün gerçekleştiği ve kararın buna göre kurulması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalıların itirazlarının kısmen iptaline, nakit alacak bakımından 262.556,38 TL üzerinden (Davalı … yönünden 241.480,30 TL üzerinden), 254.762,96 TL alacağa (davalı … 234.481,65 TL alacağa) takip tarihinden itibaren %72 oranında temerrüt faizi, %5 gider vergisi işletilerek takibin devamına, nakit alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 52.511,27 TL icra inkar tazminatının (Davalı … 48.296,06 TL ile sorumludur.) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, gayrinakit alacak bakımından davalı asıl borçlu Çelebi Plastik Kal…Ltd. Şti.’nin itirazının kısmen iptaline, 61.600.- TL gayrinakit alacağın davacı banka nezdinde faizsiz bir hesapta depo edilmek üzere itirazın iptaline, gayrinakit alacak bakımından davalı müteselsil kefiller Ali ve Gülşen yönünden itirazın iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.