Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5315 E. 2022/9435 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5315
KARAR NO : 2022/9435
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18.06.2019 tarih ve 2018/364 E. – 2019/293 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.03.2021 tarih ve 2019/1129 E- 2021/339 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2017/31044 numaralı, “ETİ Süt Dürümü” ibareli marka tescil başvurusuna davacının 2012/27447, 2013/30629 sayılı “süt dilimi”, “süt dilimi+şekil” ibareli markalarıyla benzerlik, tanınmışlık ve kötüniyet nedenlerine dayalı itirazının davalı Kurum YİDK kararıyla reddedildiğini, davaya konu markaların karıştırılma ihtimali yaratacak düzeyde benzer olduklarını, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu, davalı şirketin 2017/31053 sayılı “süt dürümü” ibareli başvurusuna da davacının yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından kısmen kabul edildiğini ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-5836 sayılı kararının iptaline, markanın tescili halinde 30. sınıftaki benzer emtialar bakımından kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TÜRKPATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkilinin “süt dürümü” ibaresini içerir markalarının bulunduğunu, taraf markalarının iltibas oluşturma ihtimallerinin bulunmadığını, markalardaki ortak “süt” ibaresinin zayıf bir ibare olduğunu, müvekkilinin “süt burger”, “eti süt burger” markalarının sahibi olduğunu ve dava konusu markanın bu markaların devamı, serisi olarak düşünülmüş ve yaratılmış bir marka olduğunu, kötü niyet iddialarının yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu “ETİ SÜT DÜRÜMÜ” markası ile davacının “SÜT DİLİMİ” ve “KİNDER SÜT DİLİMİ” ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, taraf işaretlerinin benzer oldukları, bu benzerliğin, ilgili ortalama tüketici algısında imaj transferine neden olabilecek düzeyde bulunduğu, dava konusu başvurunun, davacı yanca talep olunan “pastacılık ve fırıncılık mamuller, tatlılar; ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, pastalar, krakerler, gofretler, kekler, tartlar, dondurmalar” emtiası yönünden davacı markaları ile iltibasa yol açabileceği, SMK’nın 6/5 maddesinin şartlarının oluşmadığı, kötü niyetli başvuru iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK’in 2018-M-5836 sayılı kararının 30. sınıf benzer bulunan emtialar yönünden kısmen iptaline, davalı adına kayıtlı 2017/31044 no.lu markasının benzer bulunan emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karara karşı davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, “Eti Süt Dürümü” ibareli başvuru ile davacının “Süt Dilimi” asıl unsurlu markaları arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 05.06.2017 tarih, 2016/580 esas, 2017/3350 karar sayılı ilamında da “SÜT DİLİMİ” ibaresinin ayırt edici nitelik taşıdığının kabul edildiği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili ile davalı Kurum vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 26.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.