Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/4838 E. 2009/5759 K. 28.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4838
KARAR NO : 2009/5759
KARAR TARİHİ : 28.09.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 115 ada 6 parsel sayılı 439.71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu beyanlar hanesinde şerh verilerek … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazın ortak murisleri … ’dan intikal ettiği ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesi gereğince reddine ve çekişme konusu 115 ada 6 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacıya keşif masrafını yatırmak üzere verilen kesin süre içinde keşif avansının yatırılmaması nedeniyle ispat edilemeyen davanın 3402 sayılı Yasa’nın 36.maddesi gereğince reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı taşınmazın ortak murisleri …’ten kaldığı ve taksim edilmediği iddiasına dayanmaktadır. Kadastro tespiti irsen ve taksimen intikal ile ölü mirasçı … adına tespit edilmiştir. Taşınmazın ortak muris … ’tan kaldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda kök miras bırakandan kalan taşınmazların paylaşıldığını ispat yükü, tespit malikinin mirasçıları olan davalılara aittir. Bu nedenle dava konusu olayda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36.madde hükmüne göre davacı tarafa ihtarat yapılarak, keşif masrafının yatırılmaması nedeniyle keşif yapılamadığı ve davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; hükme dayanak yapılan 21.10.2008 tarihli ara kararında mahkeme heyeti yolluğu, bilirkişiler ücreti ve araç ücreti gösterildiği halde, mahkeme heyeti yolluğu ayrı ayrı kalemler halinde belirtilmemiş, yerel bilirkişiler için ücret takdir edilmemiş, tebliğ masrafı gösterilmemiş ve ayrıca davacı tarafa keşif masrafını yatırmak üzere süre keşif gün ve saatine kadar verilmiş olup, keşif masrafının, sürenin son günü olan keşif tarihinde yatırılmış olması halinde mahalli bilirkişilere keşif gününden önce tebligat yapılmasının mümkün olamayacağı gözardı edilmek suretiyle yeterli olmadığı açıkça belli olan ara kararına dayanılarak davacı tarafın keşif delilinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş olması ve ayrıca kesin süreye uyulmaması halinde yaptırımının ne olacağının belirtilmemiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.