YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/988
KARAR NO : 2009/948
KARAR TARİHİ : 23.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 426 parsel sayılı 34161.76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz hakkında aynı kuvvet ve mahiyette belgeler olması nedeniyle konu Kadastro Komisyonuna intikal etmiş, Kadastro Komisyonunca çifte tapu kaydının bulunması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 10. maddesi gereğince yetkisizlik kararı verilerek tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hacı … mirasçısı … ve Hamza mirasçısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tespitin ve davalıların dayanağı olan tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyup, uymadığının tam olarak belirlenemediği, davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının ise dört hududu itibariyle taşınmaza uyduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespiti sırasında hem Hazinenin dayanağını oluşturan 21.11.1946 tarihli tapu kaydının hem de davalılar Hacı … ve … mirasçılarının dayandığı 25.5.1962 tarih ve 140 sıra numaralı tapu kaydının taşınmaza uyması nedeniyle çifte tapu kaydı bulunduğundan malikin belirlenmesi için tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Davalıların dayandığı tapu kaydının tedavülü olan 23.2.1957 tarih ve 14 sıra numaralı ve 2757 metrekare yüzölçümlü tapu kaydında Hazine ve … oğlu …iken gittisi olan 17.8.1960 tarih ve 24 sıra numaralı tapu kaydı ile Mahkemenin izale-i şüyu (ortaklığın giderilmesi) kararı ile satış nedeniyle miktarı 32517 metrekare olarak ve tapu hudutlandırma cihetine gidilerek taşınmaz davalıların kayden satıcısı olan … … adına tescil edilmiştir. Her ne kadar ortaklığın giderilmesi dosyası ve kararı bulunamamış ise de önceki tapuda Hazine de paydaş olduğundan davada Hazinenin de taraf olduğu sonucu çıkmaktadır. Bu nedenle tapunun miktarı ve hudutları itibariyle Hazine’yi de bağlayacağı açıktır. Mahkemece yapılan keşifte tarafların tapuları tam olarak uygulanarak kapsamları belirlenmemiştir. Hazinenin ve davalı şahısların tapu kayıtlarının mevkileri ve güneyi “… Tarlası”, kuzeyi “… tarlası” ve batısı “yol” hudutları aynı olup, Hazine tapusu doğuda yol davalı tapusu ise “…” okumaktadır …’in doğudaki patika yoldan sonraki 3 sayılı parselin maliki olduğu belirtildiği halde doğudaki yolun kadim olup olmadığı yolun sonradan açılıp açılmadığı araştırılmamıştır. Keşifte dinlenen mahalli
./..
2009/988-948 S/2
bilirkişiler ile tespit bilirkişilerinin tapu uygulaması yönündeki beyanları çelişkili olduğu halde bu çelişki giderilmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle tarafların dayandığı tapu kayıtlarının tüm oluşum belgeleri, haritaları ve ortaklığın giderilmesine ilişkin dava dosyası, kararı ve dayanağı haritası ilgili daireler nezdinde yeniden araştırılıp dosyaya celbedilmeli, dosya ikmal edildikten sonra mahallinde keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında davacı ve davalıların dayandığı tapu kayıtları ve dayanağı olan tüm belgeler oluşumundan itibaren tüm tedavülleriyle okunup, kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir biçimde kroki düzenlettirilmeli, tapuların aidiyeti değerlendirilirken davacı Hazine ve davalı Hacı … ve … mirasçılarının dayandığı tapu kayıtlarının hudutlarının aynı olduğu ve davalı şahısların tapusunun hudutlarının taşınmaz çevresinde bulunduğu hususu göz önüne alınmalı, her iki tapu kaydının da taşınmaza uyması halinde eski tarihli ve Hazinenin de taraf olduğu ilam ile oluşan davalı şahısların tapusuna değer verileceği düşünülmeli, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 23.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.