YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5994
KARAR NO : 2023/75
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz süresi bir hafta olduğu halde, Mahkemece temyiz süresinin 15 … olduğu belirtildiği, kanun yoluna başvuru süresinde yanıltılması nedeniyle sanık …’un yüzüne karşı 16.09.2022 tarihinde kurulan hükme yönelik 27.09.2022 tarihli temyiz dilekçesine göre ve diğer sanık …’ın temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2015 tarihli ve 2014/36426 Soruşturma, 2015/1121 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ile 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca dava açılmıştır.
2. Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/310 Esas, 2015/1107 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ve 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/310 Esas, 2015/1107 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 16.05.2022 tarihli ve 2019/9209 Esas, 2022/7183 Karar sayılı kararı ile;
“1-Olay günü, mağdur ile aynı sınıfta öğrenim görmekte olan sanık … arasında çıkan sözlü tartışmanın okul çıkışında da devam ettiği, sanık …’ın, diğer sanık … ile birlikte mağduru kollarından tutup zorla araca bindirdiği ve araç ile bir süre ilerledikten sonra mağduru araçtan indirdikleri ve sanık …’ın ele geçirilemeyen bıçakla mağduru bacağından yaraladıktan sonra mağduru olay yerinde bırakıp kaçtıkları olayda, sanıkların iştirak halinde işledikleri kasten yaralama eyleminin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturduğu ve ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği cihetle; sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK.nın 109/2, 109/3-a-b-f maddeleri gereğince … hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuki anlamda … olan eylem vasıf yönünden ikiye bölünerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK.nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanıkların, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla işlemeleri karşısında, haklarında 5237 sayılı TCK.nın 109/3-a maddesinin uygulanmaması ve 5237 sayılı TCK.nın 3. ve 61. maddeleri gereğince … ceza belirlenirken, aynı Yasanın 109/3-a-b-f maddesindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, … hapis cezalarının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/1041 Esas, 2022/1303 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri, 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince kazanılmış hakları gözetilerek 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’un temyiz sebepleri;
1. Ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasının haksız olduğuna,
2. Mağdurun duruşmaya çağrılıp şikayet hususunun tekrar sorulmadan karar verildiğine ilişkindir.
B. Sanık …’ın temyiz sebepleri;
Verilen karara katılmadığını belirterek hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, suç tarihinde on yedi yaşında olan mağdurun, öğrenim görmekte olduğu okulun önünden sınıf arkadaşı olan sanık … ve diğer sanık … tarafından kollarından tutulmak suretiyle zorla araca bindirildiği ve bir süre sonra gittikleri bir parkta mağdurun araçtan indirilip sanık … tarafından bıçakla yaralandığı iddiasına ilişkindir.
2. Mağdurun aşamalarda istikrarlı anlatımlarda bulunduğu belirlenmiştir.
3. Sanıkların aşamalarda, olayın kasten yaralama kısmına ilişkin ikrarda bulunmuşlardır.
4. Kovuşturma aşamasında beyanına başvurulan mağdurun okul arkadaşı G.D., mağdurun sanıklar tarafından zorla araca bindirildiğini, bunun üzerine kendisinin de hemen araca bindiğini, mağdurun parkta indirilip darp edilip bıçaklandığını, korkusundan olaya karışamadığını ifade etmiştir.
5. Eskişehir Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 04.02.2015 tarihli ve 2015/610 sayılı raporu ile mağdurun hürriyetinden alıkonulduğu süre içerisinde gerçekleştirilen yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde hafif olduğu ve yaşamını tehlikeye sokmadığı sabittir.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Ceza Tayininde Alt Sınırdan Uzaklaşılmasının Hukuka Aykırı Olduğuna Yönelik
Mahkemece, sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken “suçun işleniş şekli, kastının yoğunluğu” nazara alınarak … cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaştığının belirtilmesi ve ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 … maddeleri uyarınca birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği durumlarda … hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle tayin edilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mağdurun Şikayetçi Olup Olmadığı ve Olayın Oluşuna İlişkin Beyanının Alınmadığına Yönelik
a) Mağdur …’ın soruşturma aşamasında ve Yargıtay bozma ilamı öncesi kovuşturma aşamasında alınan beyanları arasında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin gerçekleşme şekline ilişkin anlatımlarında açıklattırılması gereken bir çelişki bulunmadığı,
b) Mağdurun, 28.05.2015 tarihli duruşmada olay nedeniyle şikayetçi olmadığını belirttiği, ancak 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olmayıp re’sen takibi gerektiren suçlardan olması nedeniyle sanığın bu hususlara ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3. Diğer Yönlerden
Mağdurun aşamalardaki istikrarlı anlatımları, sanığın kısmi ikrarı, tanık beyanı, doktor raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Mağdurun aşamalardaki istikrarlı anlatımları, sanığın kısmi ikrarı, tanık beyanı, doktor raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/1041 Esas, 2022/1303 Karar sayılı kararında, infaz olunacak ceza miktarının 3 yıl 9 ay hapis cezası yerine kazanılmış hak kavramına yanlış anlam verilmek suretiyle sanıkların 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden cezalandırılmalarına karar verilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak kazanılmış hakka konu olan ceza üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç ceza üzerinden cezalandırılmalarına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de, bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 … maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2022 tarihli ve 2022/1041 Esas, 2022/1303 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar … ve …’ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulandığı paragraflardan sonra gelen “sanığın neticeten 3 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,” ibaresinin çıkartılarak yerlerine “sanığın cezasının 3 yıl 4 ay hapis cezası üzerinden İNFAZINA” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2023 tarihinde karar verildi.