Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/12856 E. 2023/119 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12856
KARAR NO : 2023/119
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 11/02/2010 tarihli ve 2010/11090 Esas, 2009/105784 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Bakırköy 4.Sulh Ceza Mahkemesinin, 11/03/2011 tarihli ve 2010/767 Esas, 2011/383 Karar sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesinden sonra, yükümlülüklerine uymaması nedeniyle Bakırköy 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 06/04/2012 tarihli ve 2010/767 Esas, 2011/383 Karar sayılı ek kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
C. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 31/03/2016 tarihli ve 2015/14920 Esas, 2016/3375 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmesinden sonra Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/06/2016 tarihli ve 2016/244 Esas, 2016/499 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
D. Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 15/11/2017 tarihli ve 2017/4837 Esas, 2017/6056 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmesinden sonra, Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/01/2018 tarihli ve 2017/652 Esas, 2018/103 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verilmiştir.
E. Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2019 tarihli ve 2019/484 Esas, 2019/714 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
F. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 11/11/2020 tarihli ve 2020/13311 Esas, 2020/7262 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasından sonra, Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/03/2021 tarihli ve 2020/739 Esas, 2021/151 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
G. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilmesinden sonra yeniden uyuşturucu madde ile yakalandığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın 02/10/2019 tarihli eyleminden dolayı Bakırköy 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 11/03/2011 tarihli ve 2010/767 Esas, 2011/383 Karar sayılı kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair karar ile zamanaşımının, kararın kesinleştiği 22/04/2011 tarihli ile mahkemece sanığın tedbire uymaması üzerine yeniden yargılamaya başladığı 01/12/2011 tarihine kadar durduğu, yine Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/01/2018 tarihli ve 2017/652 Esas, 2018/103 Karar sayılı kararı ile verilen kamu davasının durması kararının kesinleştiği 23/02/2018 tarihi ile 10/07/2019 tarihinde düzenlenen iddianame arasında geçen 1 yıl 4 ay 17 günlük süre ile zamanaşımının durduğu gözetildiğinde, son mahkûmiyet kararının verildiği 23/10/2019 tarihinden itibaren karar tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dolmadığı gibi, duran süreler ilave edildiğinde temyiz inceleme tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 67 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin de dolmadığı belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11/01/2023 tarihinde karar verildi.