YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5768
KARAR NO : 2009/7073
KARAR TARİHİ : 27.10.2009
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinin tespiti ve tazminat istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı …’ın maliki olduğu diğer davalı kooperatife hissesini devraldığını, davalı kooperatif tarafından 27.12.2001 tarihinde üyeliğe kabul edildiğini, müvekkilinin bu üyelikle ilgili ödemeler ve bina ile ilgili işler yaptığını, hisse devir bedeli kapsamında müvekkilinden tahsilat yapıldığını, ancak daha sonra davalılardan …’nın açtığı bir başka davada anılan davalının üye olduğuna karar verildiğini ileri sürerek, müvekkilinin üye olduğunun tespitini, bu mümkün olmaz ise üyelik bedelinin davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, davalı …’ın kendilerinin bilgisi dışında 02.02.2001’de üyeliğini davalı …’ya devrettiğini öğrendiklerini, bu nedenle başlangıçta davacıyı üye olarak kabul ettiklerini, ancak davalı …’nın daha sonra mahkeme kararı ile üyeliğinin tespitine karar verilince bu kararı uyguladıklarını savunmuştur. Davalı … … vekili, müvekkilinin kooperatif hissesini devraldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı … vekili, hissesini davacıya devrettiğini ve davalı …’ya yapılan devrin iptali için dava açtıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava konusu kooperatif üyeliğinin daha önce …’ya devredildiği, bu nedenle daha sonra davacıya yapılan devrin geçersiz olduğu, davacı üye olmadığı için kendisine tazminat da verilemeyeceği, bu davanın kooperatife karşı açılması gerekip, gerçek kişilere karşı açılamayacağından tazminat istemlerinin bu davada ele alınamayacağı, davacının kooperatife yaptığı ödemelerin de esasen … adına yapıldığının kabulünün gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, öncelikle kooperatif üyeliğinin tespiti davalarında, iddia olunan üyeliğin daha sonra bir başkasına devredilmiş olması halinde kural olarak son malike ve hukuki durumunu etkileyecek ise, devreden eski üyeye karşı dava açılmasının sağlanması ve davaların birlikte görülmesi gerekli olduğundan mahkemenin üyelik tespiti davasının gerçek kişilere karşı dava açılamayacağı şeklindeki gerekçesi ilke olarak doğru değil ise de; üyeliğin tespiti isteminin reddine ilişkin diğer gerekçeler nedeniyle buna ilişkin hüküm sonucu itibarıyla yerinde olmakla beraber; davada, kooperatif üyeliğinin tespitine ilişkin talebin yerinde görülmemesi halinde terditli istem olarak üyelik bedelinin davalılardan tahsili istenilmiş olup, mahkemece bu ikinci istemin değerlendirilmemiş olması isabetsizdir. Davacı; kooperatife üye olduğu düşüncesiyle kooperatife ödeme yaptığını, sonuçta davalı …’ya tahsis edilen daire için bir kısım harcamalar yaptığını ve son olarak da davalı …’a hisse devir bedeli olarak ödeme yaptığını ileri sürerek; kooperatif üyeliğinin tespitine karar verilmemesi halinde, bu ödeme ve giderleri de kapsayacak şekilde kooperatif üyelik bedelinin kendisine ödenmesini istemiştir. Bu durumda mahkemece; üye olunduğu inancıyla kooperatife yapılan ödemelerin kooperatiften ve binaya yapılan masrafların da davalı …’dan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, hisse devir bedeli olarak ödenen paranın ise devir sözleşmesine aykırılık nedeniyle davalı …’dan, istenmiş olduğu gözönünde tutularak davacının bu istemlerinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın tümüyle reddedilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.