Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/5100 E. 2009/4848 K. 30.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5100
KARAR NO : 2009/4848
KARAR TARİHİ : 30.06.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkin davada verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar vekili, müvekkillerinin yönetim kurulu kararı ile davalı kooperatif üyeliğine kabul edildiklerini, bundan sonra, genel kurulca üyeliğe girişlerine ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline karar verildiğini ileri sürerek; üyelik şartlarını taşımaları nedeniyle müvekkillerinin kooperatif üyesi olduklarının tespitine ve genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların yazılı bir başvurularının olmadığını, üyelerin karşı çıkmalarına rağmen yöneticilerin bu şekilde karar aldıklarını, davacıların üyelik şartlarını taşımadıklarını ve buna göre yönetim kurulu kararının genel kurul kararı ile iptal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı … hakkında üyeliğe kabul edildikten sonra alınan genel kurul kararının dayanaksız olduğu, ancak davacı … hakkında üyeliğe kabulüne ilişkin yönetim kurulu kararında yönetici olarak kardeşinin imzasının bulunması nedeniyle yönetim kurulu kararının geçersiz olduğu gerekçesiyle, davacı … bakımından davanın reddine, davalı … bakımından ise davanın kabulü ile kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkin olup, oda kayıtları ve üzerlerine kayıtlı araç olması nedeniyle esasen hakkındaki dava reddedilen davacı …’in üyelik şartlarına sahip olduğuna ve taşıma işiyle ilgilendiğine ilişkin deliller dosyaya sunulmuştur. Kooperatif ana sözleşmesinin 10. maddesine göre, bu davacının üye olmasına engel teşkil edecek bir husus bulunmadığı gibi anılan maddede yöneticilerin kardeşlerinin kooperatif ortağı olamayacağına ilişkin bir düzenleme de yoktur. Bunun yanında, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda TTK’nun 332. maddesi hükmüne dayanılmış ise de; yerleşmiş Yargıtay uygulamaları doğrultusunda, bu madde kapsamında yer alan menfaat kavramının dar yorumlanması gereklidir. Kooperatiflerde açık kapı ilkesi gereği üyelik şartları taşıyanların kabul edilmeleri esastır. Bu bağlamda, taşıma kooperatiflerinde akrabalık ilişkisi olan kişilerin birlikte kooperatif üyesi olmaları mümkündür. Ayrıca alınan bilirkişi raporları arasında da çelişki bulunmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmek ve açık kapı ilkesi dikkate alınmak suretiyle TTK’nun 332. maddesi bu kapsamda değerlendirilmeli, davacı …’in durumu buna göre belirlenmelidir. Eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi ve vekâlet ücretine hükmedilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 30.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.