Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/1254 E. 2007/3988 K. 13.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1254
KARAR NO : 2007/3988
KARAR TARİHİ : 13.06.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat … Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süresi içinde, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süresi dışında verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı.Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü

K A R A R

Dava 393 ada 1429 parsel sayılı taşınmaz üzerinde arsa payı devri karşılığında inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptâli ve tescil istemine ilişkin olup (1) nolu dükkana ait 35/38 payın tapusunun iptâli davası mahkemece zamanaşımı ve esastan reddedilmiş, verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında kat karşılığı inşaat yapımı için anlaşılmış olup bu konuda uyuşmazlık yoktur. Davalı arsa sahibi akdî ilişkiyi kabul etmiştir. Dosyada mevcut olan ve varlığı inkâr olunmayan mektuplardan ve diğer delillerden dava konusu (1) nolu dükkanın davacıya bırakılacağı ve zilyetliğinin de davacı yedinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda ifa ile tamamlanan sözleşmeye konu inşaattaki (1) nolu bölüm davacı zilyetliğinde olduğundan ve zilyetliğin devamı süresince zamanaşımı işlemeyeceği cihetle mahkemenin davanın zamanaşımının gerçekleştiğine dair gerekçesinde isabet bulunmamaktadır.
İşin esasına gelince, yukarda da değinildiği gibi davalı tarafından davacıya gönderilen mektuplarda dava konusu dükkanın davacıya ait olduğu kabul edilmektedir. Dükkanın iskân ruhsatı 1985 yılında alınmış olup 2004 yılına kadar davacı tarafından sahiplenilmiş, davalı da bu duruma ses çıkarmamıştır. Davacının dükkanda kiracı vs nedenlerle oturduğunu da iddia ve ispat etmemiştir. Arsa sahiplerinden başka bir hissedarın (1) nolu dükkandaki payını davacıya devrettiği de anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken esastan reddi de doğru olmayıp kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, davalı temyiz dilekçesini ilgili defterine kaydettirmediği gibi harcını da yatırmadığından temyiz isteminin reddine, 500,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.