Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4951 E. 2009/4335 K. 16.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4951
KARAR NO : 2009/4335
KARAR TARİHİ : 16.06.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyeliğinden haksız olarak ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, ihraç kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davacıya gönderilen ihtarnamelerde istenen borcun ve faizinin hangi ay için ve ne kadar olduğu anlaşılabilir olmadığından davacının ihracına ilişkin kararın geçersiz olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, ihraç kararının iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ihraç kararın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece ikinci ihtarnamenin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 27. ve yapı kooperatifleri tip ana sözleşmesinin 14. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihraç prosedürü düzenlenmiş olup, bu düzenlemelere göre ihraç kararı verilebilmesi için, diğer koşulların yanında yasa ve sözleşmeye uygun şekilde ihtarname gönderilmesi ve ayrıca ihtarnameye konu edilen borcun, gerçeği yansıtması gerekmektedir. Ortağa tebliğ edilen her iki ihtarnamede bildirilen borç miktarlarının aynı olması, eğer farklı ise bunun nedeninin ihtarnamelerde açıklanması zorunludur. Aksi halde ortağın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16. ve 27.maddelerine uygun olarak temerrüde düştüğü kabul edilemeyeceğinden, ihracı da yasaya uygun sayılamayacaktır. İhraç kararı verilebilmesi için, diğer koşulların yanı sıra, ihtarnamelerde ortağın ödemesi gereken anapara ve faiz borcunun ayrı ayrı gösterilmesi yeterli olup, ayrıca, ihtarlara konu anapara ve faiz borcunun hangi aylara ilişkin olduğunun belirtilmesine gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece, dosyada olmayan ilk ihtarname ve tebligat örneği getirtilerek, ilk ihtarnamede bir usulsüzlük olmadığının anlaşılması halinde istenilen borcun doğru olup olmadığının denetlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 16.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.