YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9697
KARAR NO : 2009/6701
KARAR TARİHİ : 11.05.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,prim borcu nedeniyle maaşına konan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının Nimsa A.Ş. ortaklığından dolayı şirketin prim borcu nedeniyle kendisine yapılan takip sonucu maaşına konan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
1996/ 1., 2., 3., 5., 6., 7., 8., 9., 10., 11. – 1997/ 5., 6., 7., 8., 9., 11. ayları prim borcundan dolayı Niğde Sigorta Müdürlüğünün 1996/341 – 2006/1253 Esas sayılı takip dosyasında yapılan takip sonucunda haciz bildirisi üzerine davacının Kurumdan almakta olduğu aylıklarından 2007 Ocak döneminden itibaren haciz konularak kesinti yapıldığı ve kesintilerin halen devam ettiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
5198 sayılı Yasa’nın 17. maddesi ile 506 sayılı Yasa’nın 121. maddesinin birinci fıkrasına “nafaka borçları” ibaresinden sonra gelmek üzere ve bu Kanunun 80. maddesine göre takip “ve tahsili gereken alacaklar” ibaresi eklenmiştir. 5198 sayılı Yasa’nın 17. maddesi yayımı tarihi olan 06.07.2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tür yeni yasaların, ünlü hukukçu Roubier’in açıkladığı üzere, yürürlüğe girmeleri ile görülmekte olan tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği ve yeni yasaların yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal tesirini husule getirdiği (=l’effet immediat de la loi nouvelle), bu gibi durumlarda, yasaların geriye yürümesinden (=geçmişe dokunma) değil, zaman içerisinde ani etkileri söz konusu olmaktadır. Esasen HUMK’nun 578. maddesi nedeniyle, Yargıtay’ın 07.12.1964 günlü Tevhidi İçtihadı ile Hukuk Genel Kurulu’nun 09.03.1988 günlü E:1987/2-280, K:1988/232 sayılı kararında bu görüşe yer verilmiştir. Bu nedenle dava konusu olayda, prim borcu nedeniyle 05.07.2004 tarihine kadar yaşlılık aylığına haciz konulamaz ise de 5198 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 06.07.2004 tarihinden itibaren davacının yaşlılık aylığına prim borçlarından dolayı haciz konulabileceği ortadır.Borcun önceden tahakkuk etmiş olması, takibin yasanın değişiklik tarihinden önce başlamış olması sonuca etkili değildir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.