Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/11596 E. 2009/3447 K. 09.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11596
KARAR NO : 2009/3447
KARAR TARİHİ : 09.03.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, iş kazası sonucu beden iş güç kaybına uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ,davacının maddi tazminat talebinin SGK’unca karşılandığından reddine,4.000.00TL manevi tazminatın 05.05.1999 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,fazla istemin reddine, karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 36 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının kusursuz olduğu, davalı işverenin % 60 oranında kusurlu olduğu,olayda %40 oranında kaçınılmazlık bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 5.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 4.000.00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine,
“1-Davacının maddi zararı SGK’unca bağlanan aylıkla karşılandığından maddi tazminat talebinin reddine, 5.000.00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.05.1999 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 600.00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talebi SGK.ca bağlanan aylığın peşin sermaye değerindeki artış nedeniyle reddedildiğinden ve bu durumun dava açılmazdan önce, davacı tarafça bilinmesi mümkün olmadığından maddi tazminat talebinin reddi nedeniyle davalı yararına avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 301.90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,davalı tarafından yapılan 41.00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 270.00 TL ilam harcından peşin alınan 68.85 TL harcın düşümüyle kalan 201.15.00 TL nispi harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 68.85 TL nispi harç ile 5.00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 73.85 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 09.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.