Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/394 E. 2009/5356 K. 15.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/394
KARAR NO : 2009/5356
KARAR TARİHİ : 15.09.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 205 ada 60 parsel sayılı 237 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz sit alanı içinde kaldığı ve zilyetlikle mülk edinilemeyeceği gerekçesiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın davacı adına tesciline, taşınmazın 3. derece doğal sit alanı içinde kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli parselin, miktar ve sınırlarına göre davacı tarafın tutunduğu 1789 tahrir numaralı vergi kaydının kapsamında ve 3. derece doğal sit alanı içinde kaldığı, öncesinin tarım arazisi olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin tesbit tarihine kadar çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla 20 yılı aşan bir süre devam ettiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği mahkemece mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, düzenlenen teknik bilirkişi raporları ile belirlenmiştir. Taşınmazın son birkaç yıldır özel yol olarak kullanılması zilyetlik yoluyla iktisabına da engel değildir. Delillerin takdiri mahkemeye ait olup takdirde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 15.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.