YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5134
KARAR NO : 2022/9187
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.12.2020 tarih ve 2020/573 E. – 2020/836 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.04.2021 tarih ve 2021/499 E. – 2021/594 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacı şirketin 01/10/2020 tarih ve 2020/03 sayılı kararının genel kurulunda ”1) şirket müdürlerinden ….TC no’lu …’ın müdürlükten istifasının kabulüne, müdürlüğü sona erdiğinden şirketi temsil ilzam yetkisinin sona erdirilmesine, 2) Şirket merkezinin … Beylikdüzü/İstanbul adresinden, … /İstanbul adresine taşınmasına’’ karar verildiğini, toplantıya şirketin tek ortağı Esenyurt Belediye Başkanlığı adına Belediye Başkanı’nın katıldığını, kararların sicile tescil ve ilan istemlerinin davalı tarafından hukuka aykırı şekilde reddine karar verildiğini ileri sürerek davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün red işleminin iptaline, yargılama süreci içerisinde telafisi imkansız zararlar doğmaması için adres nakli ve temsil yetkisinin sona ermesine ilişkin kararın geçici olarak tescili yönünde tedbir kararı verilmesine, davacı şirketin 01/10/2020 tarih, 2020/03 sayılı ortaklar kurulu kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; öncelikle geçici tescilin tedbir kararı olarak mahkemeden istenmesi ve bu yönde mahkeme tarafından hüküm kurulmasının mevzuata uygun olmadığını, belediye başkanının, belediye idaresinin ortağı olduğu şirketlerde yöneticileri seçme yetkisinin olmadığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yazısı göz önüne alındığında genel kurul kararının tescil işleminin yapılması için belediye meclis kararının sunulması gerektiği, 5393 sayılı Belediye Kanununun 37. maddesinin dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm olmadığını savunarak davanın ve tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin 01/10/2020 tarih ve 2020/03 sayılı şirket müdürünün istifasının kabulüne ve şirketin adresinin değiştirilmesine kararın genel kurul toplantı ve müzakere defterine kaydedildiği noter tarafından onaylandığı bu sebeple TTK’nın 395. maddedeki şartların yerine geldiği, 5393 sayılı Belediye Kanunun 38/p maddesinde şirketlerde belediyeyi temsil yetkisinin belediye başkanına tanındığı, belediye meclisine böyle bir görev verilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Derman Yaşam … Limited Şirketi olarak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 2…4/5 sicil no ile kayıtlı … Beylikdüzü/İstanbul adresinde müseccel bulunan şirketin adres nakli ve temsil yetkisinin sona ermesine ilişkin 01/10/2020 karar tarihli ve 2020/03 karar numaralı ortaklar kurulu kararının tescil ve ilanına, davalının red kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbirin kabulü ile şirketin işleyişi bakımından geçici tescil ve ilanın yaptırılmasına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18. maddesinin (i) bendinde, belediye meclisine verilen “Bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar vermek.” yetkisinin, belediyenin ortağı olduğu şirketlerde belediye tüzel kişiliğinin temsilcisini seçme/atama yetkisini kapsamadığı, aynı Kanun’un 37. maddesindeki düzenlemeye göre belediye başkanı, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi olup, kanunda belediye meclisine karar alma yetkisi verilmeyen her türlü konudaki görev yetkinin belediye başkanına ait olduğu anlaşıldığından belediye tüzel kişiliğinin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu şirketlerde, yönetim kurulunda belediye tüzel kişiliğini temsile yetkili kişiyi belirleme yetkisinin belediye başkanına ait olduğunun kabulü gerektiği, davalı sicil müdürlüğünce, davaya konu ortaklar kurulu kararının tescili talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi isabetli olmadığından ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin bu yönden istinaf sebeplerinin reddine, ancak TTK’nın 34. maddesi uyarınca, sicil müdürlüğünün her türlü kararına karşı itiraz davası açılabileceği belirtilmiş olup, Hukukumuzda kesinleşmeden icra edilemeyecek kararların ihtiyati tedbir yoluyla icrasını sağlayacak bir hukuki yol düzenlenmediği, TTK’nın 32/4. maddesindeki geçici tescile ise sadece sicil müdürlüğü karar verebilecek olup mahkemenin verebileceği bir geçici hukuki koruma kararı olarak değerlendirilemeyeceği, bu konuda ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuken mümkün olmadığından ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararı yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf talebinin bu yönden kabulüyle ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kabulüne, Derman Yaşam Alanları … Limited Şirketi olarak İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 2…4/5 sicil no ile kayıtlı … Beylikdüzü/İstanbul adresinde müseccel bulunan şirketin adres nakli ve şirket müdürünün temsil yetkisinin sona ermesine ilişkin 01/10/2020 karar tarihli ve 2020/03 karar numaralı ortaklar kurulu kararının tescil ve ilanına, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 42,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 19.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.