YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/627
KARAR NO : 2008/293
KARAR TARİHİ : 22.01.2008
MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ İCRA MAHKEMESİ
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’in 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/1.maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair, … İcra Mahkemesinin 10.05.2007 tarihli ve 2006/6726-2007/2015 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre;
1-Yapılan icra takibinde ödeme emrinin 20.04.2005 tarihinde tebliğ edilip, 28.04.2005 gününde suçun oluştuğu alacaklı vekilinin suçun oluşmasından sonra, 26.08.2005 tarihinde haciz talebinde bulunarak suçu öğrendiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Kanun’la değişik 347.maddesinde şikayet hakkının fiili öğrendiği tarihten itibaren üç ay ve herhalde fiilin işlendiği tarihten itibaren 1 yıl geçmekle düşeceği düzenlenmiş olması karşısında, somut olayımızda müşteki vekili tarafından suçun öğrenildiği tarih ile şikayette bulunulduğu tarih olan 11.12.2006 tarihi arasında üç aylık şikayet süresinin geçmiş olduğu gözetilmeden sanık hakkında şikayet hakkının düşürülmesi kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 23.11.2007 gün ve 59678 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 25.12.2007 gün ve K.Y.B.2007/273160 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, ….İcra Müdürlüğünün 2005/2173 esas sayılı takip dosyasında ödeme emrinin 20.4.2005 tarihinde borçluya tebliğ edilip süresinde mal beyanında bulunmaması nedeniyle eylemin 28.4.2005 tarihinde oluştuğu, alacaklı vekilinin en son icra işlemini 26.08.2005 tarihinde yapmak suretiyle fiili öğrenmiş olmasına rağmen sanık hakkında İİK’nun 347.maddesinde belirtilen üç aylık ve her halde bir yıllık süreler geçtikten sonra 11.12.2006 tarihinde şikayet dilekçesi verdiği gözetilmeden şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Bozmanın niteliği doğrultusunda tebliğnamenin 2.paragrafında talep edilen hususu tartışmakta hukuki yarar görülmemiştir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname kısmen yerinde görülmekle Tekirdağ İcra Mahkemesinin 10.05.2007 tarihli ve 2006/6726-2007/2015 sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Sanık … hakkında mal beyanında bulunmamak eyleminden dolayı açılan davada şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, hükümlü hakkındaki cezanın ÇEKTİRİLMEMESİNE, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.1.2008 gününde oybirliği ile karar verildi