Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/19350 E. 2023/21 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19350
KARAR NO : 2023/21
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Turhal Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, işlenmediğini bildiği halde şikayetçi hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak için hukuka aykırı bir fiil isnat ederek iftira ettiğinden bahisle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir.
2. Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 51 … maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın aşamalardaki savunmalarında, “aracın change olduğuna” dair şikayetine ve yaptığı şikayetten birkaç ay sonra İstanbul ilinde yapılan muayenede araçta sahtecilik yapıldığının tespit olunduğuna dair savunması kapsamında, sanığın ihbarına dayanarak ve İstanbul ilinde sahtecilik suçundan herhangi bir soruşturma ya da yargılama yapılıp yapılmadığı araştırılmadan ve sanığın iftira kastıyla hareket ettiği tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmeden eksik araştırmayla hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, şikayetçinin ortağı olduğu firmaya ait otobüs motorunun çalıntı bir aracın motoruyla değiştirildiğine yönelik BİMER’e haksız ihbarda bulunarak şikayetçiye iftira ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Şikayetçi …’in yengesi olan sanığın 29.08.2014 tarihinde, BİMER’e gönderdiği elektronik postada, ” … 34 .. .. 05 plakalı şehirler arası İmparator Turizm şirketine ait otobüs Tokat İstanbul seferleri yapmaktadır. Bu otobüs motoru çalıntı motorla montaj yapılarak, motoru changedir. Yapan usta Tokat Turhal’dadır. Bu otobüs muayeneden geçmiştir. ” şeklinde ibarelerin yer aldığı görülmüştür.
3. T.C. Başbakanlık Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı’nın BİMER/248011 sayılı yazı cevabında, araç muayene istasyonuna İl Emniyet Müdürlüğünce intikal ettirilen otobüsün kontrollerinde, aracın şasi numarası ile tescil belgesindeki numaranın uyuştuğu, motor numarası okunamadığı için Turhal Sanayisinde çalışan motor ustası yardımı ile motor numarasının bulunduğu, tescil belgesindeki numara ile bu numaranın aynı olup, aracın çalıntı olmadığının tespit edildiği ve fotoğrafların CD ortamına aktarıldığı, gerekli önlemlerin alınması için Sivas TÜVTÜRK Muayene İstasyonuna bilgi verildiği belirtilmiştir.
4. Sanık aşamalardaki savunmalarında, araç motorunun change olduğunu duyduğunu, sonrasında aracın İstanbul’da yakalandığını ve change olduğunun tespit edildiğini, vatandaşlık görevini yerine getirdiğini beyan ederek üzerine atılı suçu inkar etmiştir.

IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Bu itibarla, dava konusu iftira fiiline esas teşkil eden olaydaki aracın motorunun ve numarasının değiştirilmiş olup olmadığı hususunun, konusunda uzman bir kişiye tespiti ile, buna ilişkin raporun denetime elverişli şekilde dava dosyası içerisinde bulundurulması gerekli iken, bu hususa uyulmadığı anlaşılmıştır. Böylelikle, sanığın, atılı suçu işleyip işlemediği konusu her türlü kuşkudan uzak delille ispat edilemediği halde, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Açıklanan nedenlerle, maddi gerçeğin her türlü kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılmasını sağlamak bakımından sanığın savunmasında belirtmiş olduğu dava konusu 34 **** 05 plakalı araçla ilgili sahtecilik yapılıp yapılmadığı ve buna ilişkin bir idari işlem, soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığı ile mevcut ise akıbetinin ilgili Trafik Tescil Müdürlüğü nezdinde araştırılması ve neticesine göre hüküm kurulması gerekirken, bu hususa uyulmaksızın eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “29.08.2014” yerine, “22.09.2014” olarak yazılması

nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/365 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.