Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/976 E. 2009/946 K. 23.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/976
KARAR NO : 2009/946
KARAR TARİHİ : 23.02.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 103 ada 23 parsel sayılı 45719.35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesinde …’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek Ağrı Kadastro Müdürlüğü Kadastro Komisyonunun kararına istinaden meradan açıldığı ve zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle mera vasfı ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı …, yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 103 ada 23 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2329.528 metrekarelik bölümünün aynı parsel numarası altında çayır vasfı ile davacı … adına tesciline, kalan bölümün ise farklı parsel numarası ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesi gereğince mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi haritasında (A) harfi ile gösterilen 2329.528 metrekare yüzölçümündeki bölümünün mera olmadığı ve davacı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmazın etrafında bulunan komşu 103 ada 16, 17, 24, 25, 49, 50 ve 26 sayılı parsellerin de aynı şekilde meradan açıldığı belirtilerek kamu orta malı niteliğinde mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bu parsellerin sınırında bulunan 103 ada 28 sayılı parsel ise kadim mera olarak kullanılması nedeniyle mera niteliğinde orta malı olarak sınırlandırılmış ve tespiti kesinleşmiştir. Taşınmazın temyize konu kesimi ile temyiz konusu olmayan kesimi ve çevresini oluşturan mera parselleri ile arasında doğal ya da yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak bir sabit sınır bulunmamaktadır. Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor da eylemli durumu doğrulamaktadır. Eylemli duruma aykırı düşen yerel bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez. Hal böyle olunca taşınmazın temyiz konusu kesiminin de çevresini oluşturan eylemli meraya el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir. Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça bir değer taşımamaktadır. Bu nedenlerle davanın reddine ve taşınmazın tamamının tespit gibi 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B maddesi
gereğince mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.