YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4760
KARAR NO : 2022/9564
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25.01.2018 tarih ve 2017/283 E- 2018/12 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.04.2021 tarih ve 2018/2705 E- 2021/951 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 16.04.1996 yılında kurulup 2007/17226 tescil numaralı markayı tescil ettirdiğini, ancak davalının 2014/75415 ve 2014/79482 numaralı markalarını tescil ettirdiğini, ait bu markaların 556 sayılı KHK’nın 7. maddesindeki resen gözetilecek sebeplerle hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek; davalı markalarının sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava konusu markaların henüz tescilinin gerçekleşmediğini, markaları benzemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, dava konusu davalıya ait markaların dava tarihi itibariyle henüz tescil aşamasının devam ettiği ve davanın dava tarihindeki duruma göre değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davaya konu markaların dava tarihi olan 18/03/2016 tarihi itibariyle tescilli olmadıkları daha sonradan tescil işlemlerinin tamamlandığı, kural olarak her davanın, dava tarihindeki koşullara göre değerlendirileceği, emsal olarak sunulan karardan aksi bir yorum yapılamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,140 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.