YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14084
KARAR NO : 2009/4552
KARAR TARİHİ : 26.03.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
. 2-Dava iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkinidir.
Mahkemece maddi tazminatın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 7.000,00 TL manevi tazminatın 21.12.1993 olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Davacının trafik iş kazası sonucu % 100 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 20, davalı işverenin %50 ve kazaya karışan araç sürücüsü dava dışı Ahmet Aslan’ın %30 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 9000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 7.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek, yerine,
“1-Davacının maddi tazminat isteminin feragat nedeniyle reddine,
2-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 9.000,00 TL manevi tazminatın 21.12.1993 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan 1.080,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı tarife gereğince hesaplanan 500,00 TL, maddi tazminat isteminden feragat nedeniyle 500,00 TL avukatlık ücretlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 392,12 TL yargılama giderinden, kabul ve ret oranına göre takdiren 253,00 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine , kalan masrafın davacı üzerine bırakılmasına
4-Alınması gereken 486,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 189,00 TL nispi harcın düşümüyle kalan 297,00TL nispi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 189,00 TL nisbi harç ile 7.88 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 196,88 TL harc giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine,
26.3.2009 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.