YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5278
KARAR NO : 2022/9600
KARAR TARİHİ : 28.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19.06.2019 tarih ve 2017/358 E. – 2019/296 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.04.2021 tarih ve 2019/1320 E. – 2021/645 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketinin “saray” ve “saray” esas unsurlu markalar üzerinde gerçek hak sahibi olup müvekkilinin tescil başvurusunun açıklayıcı nitelikte olduğunu, 556 sayılı KHK’nın 8/3. fıkrası uyarınca müvekkilinin “saraypen” ibareli markasının tescil edilmesi gerektiğini, “SARAY” ve “SARAY” esas unsurlu seri markalarını davalı …’ya ait markanın tescil tarihinden önce kullandığını, mezkur seri markalarına ayırt edicilik kazandırmış olan müvekkilinin işbu davaya konu, seri markalarının devamı niteliğindeki açıklayıcı tescil başvurusunun kabulü gerektiğini, dava konusu başvurunun tescili talep edildiği sınıflardan birisi olan 17. sınıfa dahil emtianın nitelikleri gereği konuyla ilgileri nedeniyle dikkat düzeyi ve eğitim seviyesi yüksek olan kişilere yönelik olduğunu, müvekkilinin “SARAY” ve “SARAY” esas unsurlu markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek, YİDK’nin 03.08.2017 tarih ve 2017-M-5719 sayılı kararının iptaline, müvekkili adına 2016/26846 numara ile işlem görmekte olan “SARAYPEN” ibareli marka tescil başvurusunun tescil işlemlerine devam edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait “Saraywin” ibareli marka ile davacının dava konusu “saraypen” ibareli markasında “Saray” ibaresinin ortak unsur olarak bulunduğu, davalının ait “saraywin” ibareli markasında yer alan “win” ibaresinin ve dava konusu “saraypen” ibareli markada yer alan “pen” ibaresinin kapı ve pencere sistemleri sektörlerinde “pencere” ve “window=pencere” kelimelerinin kısaltması olarak sık kullanılan ibareler olduğu, davacıya ait dava konusu “saraypen” ibareli marka ile davalıya ait “saraywin” ibareli marka arasında marka işaretleri bakımından belirli düzeyde görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, davacıya ait dava konusu 2016/26846 başvuru numaralı ve “saraypen” ibareli başvuru ile 117949 sayılı “saray” ibareli ve 2010/51253 sayılı ve “saray” ibareli markalar, işaret bağlamında benzer olmalarına rağmen kapsamlarındaki mal/hizmetleri bakımından genişletme olduğundan, davacının söz konusu markalarının 17. sınıfa dahil mallar için dava konusu başvuru bakımından kazanılmış hak olarak değerlendirilemeyeceği, markaların benzerliği ve malların aynı/aynı tür olması birlikte değerlendirildiğinde 17. sınıfa dahil mallar bakımından başvuru ile 2015/16304 sayılı marka arasında 556 s. KHK’nın 8/1-(b) bendi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, 17. sınıftaki mallar bakımından, davacının önceki tarihli markalarına dayalı kazanılmış hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın YİDK iptaline ilişkin bulunması nedeniyle davacının Bakırköy FSHM’nin 2016/126 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması yönündeki talebinin kabul edilmemesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.