YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16062
KARAR NO : 2023/324
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2022/53 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2022/1615 Esas, 2022/2985 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile iletişim dinlenmesine ilişkin kararın dosyada bulunmaması ve sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmiştir.
C. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2022/53 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
D. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25/10/2022 tarihli ve 2022/2778 Esas, 2022/2985 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
A. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna,
B. Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına,
C. 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesine aykırı olarak iletişimin dinlenmesi kararı alındığına,
D. Tutanak tanıklarının dinlenmemesi nedeniyle eksik inceleme yapıldığına,
E. Yasak delillere dayanarak hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın 17.02.2020 tarihinde tanık ….. ile gerçekleştirdiği telefon görüşmeleri üzerine buluştukları, tanık …’ın beyanları, teşhis tutanağı, iletişim tespit tutanaklarının içeriklerinden sanığın tanık …’a metamfetamin sattığı ve 20.02.2020 tarihli olaya ilişkin olarak da kolluk tarafından yapılan takip neticesinde sanığın tanık …’nın aracına binip bir müddet sonra indiği, tanık …’nın hem yakalanma anında polislere verdiği şifai beyanla hem de müdafi huzurunda kollukta verdiği ifadesinde metamfetamini sanıktan aldığını beyan etmesi nedeniyle sanığın Tanık …’ya metamfetamin sattığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Fiziki takip altında bulunan sanığın 17.02.2020 tarihinde tanık … ile buluştuğu ve kısa bir süre sonra ayrıldıkları, tanık …’da metamfetamin ele geçirildiği, tanık …’ın tüm aşamalarda metamfetamini sanıktan aldığını beyan etmesi, iletişim dinlenmesine ilişkin çözüm tutanaklarının içerikleri, 20.02.2020 tarihinde sanığın üzerinde metamfetamin, ikametinde çok sayıda metamfetamin bulaşık aparat ve hassas terazinin yan yana ele geçilmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun oluşturduğu, sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin, iletişim bilgilerini, kimlik bilgilerini, eşgalini ve adresini içeren çok sayıda ihbar ve ihbarları doğrular nitelikte bilgiler edinildiğe ilişkin dosya arasında bulunan rapor karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 135 inci maddesi uyarınca iletişimin dinlenmesi kararı alınabilmesi için gerekli şartların oluştuğu, toplanan deliller değerlendirildiğinde tutanak tanıklarının dinlenmesinin yargılamaya bir katkı sağlamayacağının tespit edildiği, delillerin toplanması esnasında kolluk görevlisinin önce metamfetamin kullanmaya yarar aparatlara dokunup sonra hassas teraziye dokunmasının, terazinin metamfetamin kalıntılı materyallerin yanında olması ve diğer deliller nazara alındığında yargılamanın sonucuna etkili olmadığı anlaşıldığından, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda (B) numaralı bentte belirtilen dışında, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 17.02.2020 tarihli eylemi sabit ise de, 20.02.2020 tarihinde tanık …’nın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanığın verdiğine veya sattığına dair, tanık …’nın sonradan döndüğü kolluk beyanı dışında, mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, tek eylemi sabit olan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 25/10/2022 tarihli ve 2022/2778 Esas, 2022/2985 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozmanın niteliği ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık/sanıklar hakkında ki salıverilme talebinin/taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.01.2023 tarihinde karar verildi.