Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/1285 E. 2023/145 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1285
KARAR NO : 2023/145
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bozova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında yalan tanıklık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.

2. Bozova Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/414 Esas, 2015/224 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında yalan tanıklık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
1. Sanıkların üzerlerine atılı yalan tanıklık suçunun işlendiğinin sabit olduğuna,
2. Gerekçeli kararda beraat kararının gerekçesi ile hüküm fıkrasının çelişkili olduğuna,
3. Bu yönüyle kararın usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğuna,ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikayetçilerin Bozova Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/132 Esas sayılı dosyasında sanık sıfatıyla haklarında yargılama devam ederken, sanıklar … ve …’ın tanık sıfatıyla aşamalardaki beyan ve ifadelerinin çelişkili olması nedeniyle yalan tanıklık suçunu işledikleri iddiasıyla şikayetleri üzerine soruşturma başlatılmıştır.
2. Mahkemece yalan tanıklık suçuna esas teşkil eden delillerden olan Bozova Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/132 Esas sayılı dosyası getirtilmiş ve dosyanın incelenmesinde;şikayetçiler hakkında dava dışı N. T.’ye yönelik hakaret ve birden fazla kişi ile tehdit suçlarını işlediklerinden bahisle Bozova Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/132 Esas sayılı dosyasında yargılama yürütülmüş, bu yargılamanın soruşturma aşamasında sanıklar … ve …’ın bilgi alma sıfatıyla kolluk tarafından beyanlarına başvurulmuştur.
3. Sanıkların şikayetçilerle ilgili ”…18.03.2012 günü … Köyü … Mevkiinde bulunan arazime giderken bir baktım … … ve …,… ve … tartışıyorlardı.Ben hemen yanlarına gittim ve ne oldu diye soracaktım…. … …’a sen bu yoldan geçemezsin diyerek tehdit etti ve küfür ederek gitmesini istedi” şeklinde beyanlarda bulunmuşlardır
4. Kovuşturma aşamasında da tanık olarak sanıkların bilgi ve görgüleri alındığında çelişkili bir şekilde hakaret ve tehdit içerikli sözleri duymadığını belirtmiş,bu çelişkilerin giderilmesi amacıyla Mahkemece tanıklara sorular sorulmuş ve şikayetçiler hakkında yapılan yargılama sonucunda 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … yönünden yapılan değerlendirmede;
1. 5237 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinde düzenlenen yalan tanıklık suçunun oluşması için; hukuka aykırı bir fiil nedeniyle soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapılması ya da mahkeme veya yemin ettirerek tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapılmasının gerektiği, 5271 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin beşinci fıkrası hükmü karşısında tanık dinleme yetkisi bulunmayan kolluk tarafından düzenlenen bilgi alma tutanağındaki beyanlar nedeniyle yalan tanıklık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı nazara alınarak;
Davaya konu olayda; Bozova Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/132 Esas, 2014/60 Karar sayılı dosyasında soruşturma aşamasında sanığın beyanlarının kolluk görevlileri tarafından bilgi alma niteliğinde alındığı, hazırlık aşamasında alınan beyanları ile mahkeme huzurunda alınan beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için Mahkeme tarafından soru sorulduğunda ise sanığın mahkeme huzurundaki beyanlarının doğruluğunu belirttiği ve bu haliyle yalan tanıklık suçunun unsurları itibarı ile oluşmadığı anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı yalan tanıklık suçunun işlendiğinin sabit olduğuna yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı yerinde görülmeyerek kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Cumhuriyet savcısının 2 ve 3 no.lu temyiz sebeplerine ilişkin ise;
Kararın gerekçesinde yalan tanıklık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı kabul edilmesine rağmen hüküm fıkrasında delil yetersizliği nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine denilmek suretiyle hükümde çelişki yaratılması usul ve yasaya aykırı ise de bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanık … yönünden yapılan değerlendirmede;
Sanık …’ın, güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 03.10.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
1. Gerekçe bölümünde (B-2) numaralı bentte açıklanan nedenle Bozova Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/414 Esas, 2015/224 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci bendinde yer … ibarenin tamamen çıkartılarak yerine ”Sanık … hakkında yalan tanıklık suçundan açılan kamu davasında sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince ”BERAATİNE” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak oybirliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bozova Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2014/414 Esas, 2015/224 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2023 tarihinde karar verildi.