YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4960
KARAR NO : 2009/5886
KARAR TARİHİ : 29.09.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 881 ada 16 parsel sayılı 54263.88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, yasal süresi içerisinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 881 ada 16 parsel sayılı taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacılara ait tapu kaydı kapsamında kaldığı, Hazineye ait tapu kaydının ise taşınmazın bir kısmına uyduğu kabul edilmek ve davacı dayanağı tapu kaydına değer verilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz olup, değerlendirme de dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalarda 1737 sayılı belirtmelik parseli olarak belirlenmiş ve 2.1.1964 tarih 344 sıra sayılı tapu kaydı ile Hazine adına tapuya bağlanmıştır. Davalı Hazine’nin dayanağını oluşturan tapu kaydı 73000 metrekare yüzölçümündeki 2.1.1964 tarih 344 sıra sayılı tapu kaydıdır. Davacı tarafın dayanağını oluşturan 43200 metrekare yüzölçümündeki 10.3.1965 tarih ve 64 sıra sayılı tapu kaydı ise Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.10.1964 tarih, 1963/62-1964/93 sayılı ilamı ile oluşmuştur. Davacıların dayandığı tapu kaydı Hazinenin taraf olduğu ve taraflar arasında kesin hüküm teşkil eden tescil ilamı ile oluştuğu halde tapu kaydı haritası uygulanarak kapsamı haritasına göre belirlenmemiştir. Hazinenin dayanağı olan tapu kaydının kapsamı da tevzi haritalarından yararlanılmak suretiyle saptanmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler ve teknik bilirkişi katılımı ile yapılacak keşifte tarafların dayandığı tapu kayıtları ve haritalarının kadastro paftasıyla ölçeklerinin eşitlenip çakıştırılması suretiyle kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmeli, davacıların dayandığı tapu kaydının tescil krokisinin kapsadığı bölümün davacı adına tesciline karar verilmeli, tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise kaydın sınırında okunan “yol” sınırının kadimden beri yön değiştirmeyen sabit bir sınır olup olmadığı hususu araştırılarak, bu sınırın değişebilir nitelikte olduğu sonucuna varıldığı takdirde kaydın miktarı ile geçerli olacağı düşünülmeli, davacı dayanağı tapu kaydının revizyon gördüğü taşınmazların yüzölçümleri kaydın miktarının hesaplanmasında
./..
2009/4960-5886 Sh:2
gözönünde bulundurulmalı, kayıtların çakışması halinde davacı tarafın tapusunun miktar fazlası olan, ancak Hazine tapusu kapsamında bulunan bölümün Hazine adına tescili gerektiği düşünülmeli, yapılan uygulama sonunda çekişmeli taşınmazın tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının kapsamları dışında kalan bölümünün olduğunun saptanması halinde; bu bölüm yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacılar yararına oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.