YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4762
KARAR NO : 2023/124
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet
Gaziantep 13.Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2017 tarihli ve 2016/281 Esas, 2017/71 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 21.03.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.02.2022 tarihli ve 2020/9862 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.03.2022 tarihli ve KYB-2022/20377 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2022 tarihli ve KYB-2022/20377 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanık hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25.11.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığa tebliğ edilmediği, anılan karar kesinleşmeden Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin yazının 25.11.2015 tarihinde Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, anılan Müdürlüğün sanık adına çıkarttığı çağrı yazısında hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinin açıklanmadığı gibi kararın tebliğine ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığı, çağrı ve uyarılı çağrı yazılarının tebliğine rağmen sanığın grup çalışmalarına katılmaması üzerine Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşleri Değerlendirme Komisyonunun 25.02.2016 tarihli kararıyla kayıtların kapatılmasına karar verildiği, bu haliyle itiraz hakkı bulunduğu bildirilmeyen sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,
Kabule göre de;
Sanığın evvelce 26.02.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.03.2015 tarihli ve 2015/11943 soruşturma, 2015/334 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetim yükümlülüğüne uymamakta ısrar ettiğinden bahisle infaz kayıtlarının 04.11.2016 tarihinde kapatılarak bildirimde bulunulması nedeniyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/212 Esas, 2018/894 Karar sayılı kararının Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/69 esas, 2020/301 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmakla, inceleme konusu Gaziantep 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2017 tarihli ve 2016/281 esas, 2017/71 sayılı kararına konu eylemin 07.08.2015 tarihinde işlendiği ve yukarıda anılan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.03.2015 tarihli ve 2015/11943 soruşturma, 2015/334 sayılı sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde bulunduğu cihetle, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2015 tarihli ve 2015/46774 soruşturma, 2015/1187 sayılı kararı ile, 07.08.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, karar şüpheliye tebliğ edilmeden tedbirin infazı için 25.11.2015 tarihinde Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 25.02.2016 tarihli kararı ile, yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle infaz dosyasının kapatılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2016 tarihli ve 2015/46774 soruşturma, 2016/7939 esas, 2016/6377 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. Gaziantep 13.Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2017 tarihli ve 2016/281 esas, 2017/71 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 21.03.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,
D. Dosya arasında bulunan Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/212 Esas ve 2018/894 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
a-) Sanığın 26.02.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2015 tarihli ve 2015/11943 soruşturma, 2015/334 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilerek tedbirin infazı için 20.03.2015 tarihinde Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
b-) Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 04.11.2016 tarihli kararı ile yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle infaz dosyasının kapatılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 13.03.2018 tarihli ve 2015/11943 soruşturma, 2018/5555 esas, 2018/4164 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
c-) Gaziantep 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli ve 2018/212 esas, 2018/894 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın kararı istinaf ettiği,
d-) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/69 esas, 20120/301 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,
E. Sanık hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25.11.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığa tebliğ edilmediği, anılan karar kesinleşmeden Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca denetimli serbestlik tedbirinin infazı için 25.11.2015 tarihinde Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Müdürlüğün sanık adına çıkarttığı çağrı yazısında hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinin açıklanmadığı gibi kararın tebliğine ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığı, çağrı ve uyarılı çağrı yazılarının tebliğine rağmen yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle infaz kaydının kapatılmasına karar verildiği, bu haliyle itiraz hakkı bulunduğu bildirilmeyen sanık hakkında açılan kamu davasında mahkemesince durma kararı verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik tedbirinin infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırıdır.
F. Kabule göre de;
Sanığın evvelce 26.02.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.03.2015 tarihli ve 2015/11943 soruşturma, 2015/334 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı takiben, şüphelinin denetim yükümlülüğüne uymamakta ısrar ettiğinden bahisle infaz kayıtlarının 04.11.2016 tarihinde kapatılarak bildirimde bulunulması nedeniyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/212 Esas, 2018/894 Karar sayılı kararının Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 13.02.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmakla, inceleme konusu Gaziantep 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2017 tarihli ve 2016/281 esas, 2017/71 sayılı kararına konu eylemin 07.08.2015 tarihinde işlendiği ve yukarıda anılan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca 20.03.2015 tarihli ve 2015/11943 soruşturma, 2015/334 karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde bulunduğu cihetle, ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi de kanuna aykırıdır.
G. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanığın mahkûmiyetine dair Gaziantep 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/212 esas, 2018/894 sayılı kararının Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/69 esas, 2020/301 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiş bulunması karşısında, karara esas alınan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararının şüpheliye tebliğ edilip itiraz süresi beklenmeksizin Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği ve bu halde itiraz hakkı bulunduğu bildirilmeyen şüpheli hakkında açılan kamu davası ile ilgili olarak mahkemesince durma kararı verilmesi gerektiği cihetle, anılan karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesine kanunî imkân bulunmamakla birlikte, esastan ret kararına karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/A maddesi kapsamında itiraz kanun yoluna başvurulabileceği değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenle, yukarıda belirlenen kanuna aykırılığın giderilebilmesi ancak Bölge Adliye Mahkemesinin kesin kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/A maddesinde düzenlenen itiraz yoluyla mümkündür.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/A maddesinde düzenlenmiş olup;
“Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin nitelikteki kararlarına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı, re’sen veya istem üzerine, kararın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde kararı veren daireye itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. (Değişik cümleler:17/10/2019-7188/30 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir. Kurula gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. (Ek cümleler:17/10/2019-7188/30 md.) Kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları, gereği için dairesine gönderilir. Kurulun verdiği kararlar kesindir. Dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye mahkemelerinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından daire başkanları arasından belirlenen ve dört üyeden oluşan başkanlar kurulu bu incelemeyi yapar.” şeklindeki düzenleme gereğince,
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/69 Esas, 2020/301 Karar sayılı kararına karşı sanık lehine itiraz yoluna gidilmesi, itirazın kabul edilerek Gaziantep 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli ve 2018/212 Esas,2018/894 Karar sayılı kararının bozulması halinde Gaziantep 13.Asliye Ceza Mahkemesince, oluşan yeni duruma göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekeceğinden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin 13.02.2020 tarihli kararına karşı itiraz yoluna gidilerek verilecek kararın beklenmesi ve sonucuna göre verilecek kararda hukuka aykırılık görülmesi halinde Gaziantep 13.Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi gerektiği anlaşıldığından;
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 13.02.2020 tarihli ve 2019/69 esas, 2020/301 sayılı kararına karşı 5271 sayılı Kanun’un 308/A maddesi gereğince sanık lehine itiraz yoluna gidilmesi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına, itirazın sonucuna göre yeniden kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceğine, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11.Ceza Dairesinin 3.02.2020 tarihli ve 2019/169 Esas, 2020/301 Karar sayılı kararına karşı 5271 sayılı CMK’nın 308/A maddesi gereğince sanık lehine itiraz yoluna gidilmesi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına, itirazın sonucuna göre yeniden kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceğine, dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,Oy birliğiyle, 11.01.2023 tarihinde karar verildi.