Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/7554 E. 2009/5382 K. 09.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7554
KARAR NO : 2009/5382
KARAR TARİHİ : 09.04.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işverenler nezdinde 01.07.1992-01.03.1996 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu, ….. vekilleri tarafından temyiz edilmesi, davalılardan……..vekilince duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalıların tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı işyerinde 1.7.1992-1.3.1996 tarihleri arasında Kurum’a bildirilmeyen çalışmalarının tespiti ile işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının davalı işyerinde 1.8.1993-1.3.1996 tarihleri arasında çalıştığının tespitiyle işçilik alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı işyerinin muris…. adına 1.4.1989 tarihinden, ölümüyle oğlu …. adına 8.10.2002 tarihinden 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, işyerinde davacı adına 1.3.1996 ve 8.10.2002 tarihli işe giriş bildirgelerinin Kurum’a verildiği, davacının 1.3.1996 tarihinden sonraki çalışmalarının Kuruma bildirildiği, dosyaya sunulan 2002,2003,2004 yıllarına ait ücret bordrolarında davacının imzasının bulunmadığı, davacının son birkaç yıl hariç asgari ücretin altında ücret aldığı iddasıyla ücret alacağı isteminde bulunduğu ancak mahkemece bu istemin reddine karar verilmiş ise de karar bu yönü ile usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 37. maddesine göre, işçiye ücretinin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. İşverence verilmesi gereken bu belgede işçinin imzasının alınmış olması ücretin ödendiği anlamına gelir. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
Yapılacak iş; öncelikle işveren tarafından ibraz edilen ücret ödeme belgelerindne bulunan imzalar davacıya gösterilerek bu imzaların davacıya ait olup olmadığını sormak, imza inkarı olur ise imza incelemesi yaptırmak, davacının son birkaç yıl hariç asgari ücretin altında ücret aldığını iddia etmesine göre mahkemece öncelikle davacıya hangi tarihlerde asgari ücret altında ne kadar ödendiği kendisine açıklattırıldıktan ve varsa ücretin ödendiği miktarlara ilişkin belgelerin sunulması için taraflara süre verildikten sonra işverence asgari ücretten ödeme yapıldığının kanıtlanamaması durumunda davacının asgari ücretin altında eksik aldığı ücretler konusunda uzman bilirkişiye hesaplama yaptırılarak çıkacak sonuca göre ücret istemi konusunda bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgililere yükletilmesine, 9.4.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.