Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/2969 E. 2009/5305 K. 09.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2969
KARAR NO : 2009/5305
KARAR TARİHİ : 09.04.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava iş kazası sonucu ölümü halinde hak sahiplerinin, uğramış olduğu zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, tazminatın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Tazminatın saptanmasında ise, zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, işgörebilirlik çağı, işgöremezlik ve karşılık kusur oranları, destek görenlerin gelirden alacakları pay oranları, eşin evlenme olasılığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan peşin sermaye değeri gibi tüm verilerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır. Öte yandan, tazminat miktarı, işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluştuğu yönü ise söz götürmez. Başka bir anlatımla, işçinin günlük net geliri tespit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise, yıllık olarak %10 arttırılıp %10 iskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşına kadar (aktif) dönemde, 60 yaşından sonrada bakiye ömrüne kadar (pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yöntemine başvurulmadan her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Hükme esas alınan hesap raporunda, davacıların murisinin bakiye ömrü 24,78 yıl olarak gösterilmesine rağmen, 11.10.1997-31.12.2008 tarihleri arası iskontosuz gelir dönemi: 11 yıl, 2009-16.02.2022 tarihleri arası iskontolu dönem: 13 yıl ve 2023-2033 tarihleri arası emeklilik dönemi: 11 yıl hesaplanmak suretiyle murisin bakiye ömrü 35 yıl üzerinden zarar hesabı yapılarak fazla maddi tazminat hesaplanmıştır. Hal böyle olunca, hükme dayanak alınan hesap raporunun yukarıda açıklanan ilkeleri içermediği giderek Yargıtay denetim ve izlemesine elverişli nitelikte olmadığı açık-seçiktir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yetersiz hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen raporun hükme dayanak alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan kabule göre de, 06.09.1999 tarihli dava dilekçesi ile kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacı eş … için 5.000,00.-TL maddi tazminat, davacı çocuk Serkan Ayyıldız için 2.000,00.-TL maddi tazminat ile her iki davacı için ayrı ayrı 3.000,00.-TL manevi tazminat; 05.04.2006 tarihli ıslah dilekçesi ile de, dava tarihi olan 06.09.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı eş … için 12.990,03-TL ek maddi tazminat istenilmiş olmasına rağmen, mahkemece, HUMK.’nun 74. maddesinde öngörülen talep ile bağlılık ilkesine aykırı biçimde maddi tazminatın tümü yönünden kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması da isabetsizdir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.