Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/3101 E. 2022/10271 K. 21.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3101
KARAR NO : 2022/10271
KARAR TARİHİ : 21.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel saldırı, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında Aydın 1. Sulh Ceza Mahkemesince alınan Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 13.02.2014 tarihli sağlık kurulu raporunda, cinsel taciz suçuna karşı işlediği fiillin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak veya kaldıracak düzeyde bir akıl hastalığının bulunmadığı belirtilerek cezai ehliyetinin tam olduğunun ifade edildiği, sanık hakkında alınan rapordaki suç ile dosya kapsamındaki suçların birbirinden farklı olduğu gözetilerek bu suçlarla ilgili sanığın suç tarihi itibarıyla herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bu nedenle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı hususlarında rapor aldırılmak suretiyle hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Mağdurenin suç tarihinde on sekiz yaşından küçük olması nedeniyle sanığın mağdureye yönelik temas içerikli eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 103/1-2. cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel saldırı suçundan hüküm kurulması,
Sanığın cinsel suçla ilgili mahkumiyetin kanuni sonucu olan TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 326. maddeleri gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 21.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.