YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/333
KARAR NO : 2023/156
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/732 E., 2021/1049 K.
DAVA TARİHİ : 08.03.2016
HÜKÜM/KARAR : Onama
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/169 E., 2021/357 K.
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı arsa sahibi vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu … mevkinde bulunan 1318 ada 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davalı yüklenici ile Eskişehir 1. Noterliğinin 24.08.2010 tarih 21525 yevmiye no.lu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, ancak davalının sözleşmede belirlenen süre içinde inşaata başlayıp bitirmediğini, tarafına düşen bağımsız bölümleri teslim etmediğini, taşınmaz içerisinde bulunan evini yıktığını, ayrıca sözleşme uyarınca kendisine teslim edilen arsayı üçüncü kişiye kiraya vererek haksız kazanç elde ettiğini belirterek sözleşmenin geriye etkili olarak feshine, kira tazminatına, evinin yıkılması nedeniyle ödemek zorunda kaldığı kira bedelinin tahsiline, yıkılan evin bedeline, arsasının haksız kiraya verilmesinden dolayı ecrimisil bedeline hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; belediyenin davacının arsası ile komşu olan başka bir arsayı şuyulandırarak davacının arsası üzerine inşaat yapma izni vermediğini, davacının arsasının hukuki ayıplı olduğunu, arsa üzerinde bulunan evin yıkılması ve enkazının kaldırılması için 50.000,00 TL masraf yaptığını, üçüncü kişiye arsanın kiralandığı hususunun doğru olmadığını, davacı arsa sahibine sözleşmenin imzalanması ile 8.000,00 TL ödediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu masrafların ve ödenen bedelin mahsubu gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; inşaat ruhsatının 6 ay içinde alınması gerektiği, sözleşme uyarınca inşaat süresinin ruhsat tarihinden itibaren 12 ay olduğu, bu durumda davalı yüklenici tarafından işin 24.02.2010 tarihinde teslim edilmesi gerekirken, sözleşme konusu işe hiç başlanmadığı, belediye tarafından verilen cevabi yazıdan sözleşmeye konu taşınmazla ilgili olarak sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren şuyulandırma yapılmadığı anlaşıldığından davacı arsa sahibinin sözleşmenin feshini istemekte haklı olduğu, sözleşmenin feshi durumunda davacının menfi zarar kapsamında yıkılan evinin bedelini ve bu süre içinde evi kullanamamaktan ötürü kaybettiği kira bedelini talep edebileceği, davacı her ne kadar sözleşme kapsamında kira tazminatı talep etmiş ise de, sözleşmenin feshi talep edildiğinde müspet zarar kapsamında kalan kira tazminatı talep edilemeyeceği, davalı yüklenicinin sözleşme ayakta olduğu sürece sözleşme konusu taşınmazı kullanma hakkı olduğundan ecrimisil bedeli de talep edilemeyeceği gerekçesiyle sözleşmenin geriye etkili şekilde feshine, ev bedeli ile evin kira bedeli toplamı 28.260,00 TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Belediyenin davacının arsası ile komşu olan başka bir arsayı şuyulandırarak davacının arsası üzerine inşaat yapma izni verilip verilmediğinin sözleşme tarihinden itibaren sorulması talep edilmesine rağmen mahkemece belediyeden sorulmadığını, davacıya ait arsa kiraya verilmediği gibi başkasına da kullandırılmadığını, bilirkişi tarafından evin yıkım ve nakliye bedelinin çok düşük hesaplandığını, davacıya ödenen 8.000,00 TL’nin davacı alacağından mahsup edilmediğini, ekonomik ömrünü tamamlamış bir binaya değer biçildiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi, müspet ve menfi zarar taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Odunpazarı Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 24.04.2017 tarihli cevabi yazısı ile sözleşme konulu taşınmazla ilgili sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren şuyulandırma yapılmadığı, arsanın imar durumunda bir değişiklik olmadığı belirtilmiş olup, davalı yüklenicinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde değildir.
Davacıya ait arsanın kiraya verilmediği gibi başkasına da kullandırılmadığı gerekçesiyle de karar temyiz edilmiş ise de, mahkemece az yukarıda belirtilen gerekçe ile bu talebin reddine karar verilmiştir.
Davacıya sözleşme gereğince ödenen 8.000,00 TL’nin mahsup edilmediği gerekçesiyle karar temyiz edilmiş ise de, davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığına dair dosyaya herhangi bir evrak ibraz edilmediğinden temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
Sözleşmeye konu yıkılan evin ekonomik ömrünü tamamlamış olması nedeniyle tazminat talep edilemeyeceği, yıkım ve nakliye masraflarının az hesaplandığı gerekçesiyle karar temyiz edilmiş ise de, alanında uzman hükme esas alınan bilirkişi raporunda evin yaşı, niteliği, yıpranma payı dikkate alınarak evin bedeli hesapladığı gibi, yıkım ve nakliye bedeli de ayrıntılı şekilde hesaplandığından davalının temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı … Inşaat Nak Konf Hay. Gıda. Day. Tük. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.