YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2736
KARAR NO : 2007/4220
KARAR TARİHİ : 20.06.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı … Müdürlüğü vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6183 sayılı Yasaya dayalı istihkak davasına ilişkindir. Davacı, üçüncü kişi, davalı … alacaklı, davalı … Danışmanlık ve Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi de borçludur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı … Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde 6183 sayılı Yasa gereğince haczedilen menkul malların kendisi tarafından borçlu davalıdan devren alınan işyerinde haczedildiğini, haczedilen malları 01.11.2000 tarihli fatura ile işyerinin devri sırasında aldığını, malların kendisine ait olduğunu belirterek istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını istemiştir.
Borçlu ile üçüncü kişinin malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde bu mal Yasa uyarınca borçlu elinde addolunacağından, kural olarak mahcuz eşyaların maliki borçlu olan kişidir. Somut olayda haciz 09.11.2000 tarihinde borçlunun işyeri adresinde yapılmış, haciz yapılan işyerinde borçlu … Danışmanlık ve Aracılık Hizmetleri Limited Şirketinin vergi levhasının asılı bulunduğu haciz tutanağına yazılmıştır. O halde yasaya göre mahcuzların borçluya ait olduğu kabul edilmelidir.
Bu durumda ise mülkiyet karinesi borçlu ve dolayısıyla alacaklı yararına bulunup davacı üçüncü kişinin karinenin aksini ispat etmesi gerekir. Davayı açan üçüncü kişi, alacaklı kamu idaresine karşı malı ne surette iktisap ettiğini, borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri açıklayarak duraksama yaratmayacak şekilde ispat etmek zorundadır.
Oysa davacı işyerini devraldığını kanıtlayacak yeterli belgeler ibraz edememiştir. İbraz edilen davalı borçlunun düzenlediği mahcuzlara ilişkin 01.11.2000 tarihli mülkiyet belgesi sayılmayan fatura ihtiyati haciz tarihinden 2 gün sonra düzenlenmiştir. Ayrıca davacı delil olarak yoklama fişine de dayanmışsa da, yoklama fişi devir keyfiyetini ispat için yeterli değildir. Kaldı ki, devir keyfiyeti ispat edilse bile İİK’nın 44. maddesindeki mükellefiyetlerin yerine getirildiği de ispat edilmiş değildir. Gerçekten 09.11.2000 tarihinde yapılan haciz sırasında ve dava dilekçesinde davacı haczin yapıldığı işyerini davalı borçludan devraldığını söylemiştir.
Bilindiği gibi, İİK’nın 44. madde hükmü gereğince ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde durumu kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bu bildirime bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir beyanname eklemeye mecburdur. Bu hükme göre davacı üçüncü kişi maddede öngörülen işlemlerin borçlu tarafından yapıldığını kanıtlayamamıştır. Bu durumda yapılan devir işlemi davalı alacaklıyı bağlamaz.
O halde, tüm bu nedenler karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı … Müdürlüğü yararına BOZULMASINA, 20.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.