YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2884
KARAR NO : 2007/4218
KARAR TARİHİ : 20.06.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Davacı İdare ile işin yapımını üstlenen davalı yüklenici arasında eser sözleşmesi mevcuttur. Davalı yüklenici … İli … İlköğretim Okulu 100 öğrenci kapasiteli kız pansiyon inşaatının yapımını 20.01.1995 tarihli sözleşme ile üstlenmiş, işin kesin kabulü 11.12.1998 tarihinde yapılmış, dava 18.10.2005 tarihinde açılmıştır.
Dava nedeni, işin fen ve teknik kurallara aykırı yapılması ve yapılan işte ayıplı malzeme kullanılması şeklinde gösterilmiştir. Mahkemece Borçlar Kanunu’nun 215/III. maddesinde yeralan “bir binanın ayıplı olmasından mütevelli ve tekeffüle müstenit davalar mülkiyetin devrinden 5 sene geçmekle sakıt olur” hükmüne dayanılarak 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle dava reddedilmiştir.
01.01.1957 tarihinde yürürlüğe giren 29.06.1956 günlü 6763 sayılı “Türk Ticaret Kanunu’nun Mer’iyet ve Tatbik Şekli Hakkında Kanun”un 41.maddesiyle Borçlar Kanunu’nun 126.maddesine eklenen 4.bent gereğince“ Müteahhidin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar” hariç olmak üzere istisna akdinden doğan bütün davalar 5 yıllık zamanaşımına tâbi tutulmuştur. Görüldüğü gibi BK’nın 126/son maddesi hükmü gereğince müteahhidin bilhassa ayıplı malzeme kullanması ya da ayıplı iş meydana getirmesi hallerinde zamanaşımı aynı Yasanın 125.maddesinde yeralan 10 yıllık süreye tâbidir. Daire’miz uygulaması da bu yolda kararlılık kazanmıştır.
O halde, somut olayda işin kesin kabulünün onay tarihi 14.01.1999 ile 18.10.2005 dava tarihi arasında 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı dikkate alınıp yüklenici hakkındaki davanın esasına girilerek tarafların kanıtları toplandıktan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesinden doğduğu da göz ardı edilerek yanlış değerlendirme sonucunda yazılı şekilde davada BK’nın 215/III. maddesinde yeralan 5 yıllık zamanaşımının oluştuğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 20.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.