YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7814
KARAR NO : 2009/7111
KARAR TARİHİ : 28.10.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Davacı … tarafından tapu kaydına dayanılarak 131 ada 39 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü hakkında davalı … aleyhine açılan kadastro tespitine itiraz davasının yargılaması sonunda davanın reddine ilişkin kararı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 09.06.2008 tarih 2008/4670 esas 4255 karar sayılı ilamıyla onanmıştır. İlamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Mahkemece dava konusu taşınmazın ve davacı adına tespit gören dava dışı 131 ada 36 parsel sayılı taşınmazın sınırlarının tespitten önceki tarihten beri aynı biçimde kullanıldığı davacı tarafın dayanmış olduğu tapu kayıtlarının zemine uygulanamadığı belirtilerek uzunca süredir devam eden kullanıma dayanan fiili sınırlara değer verilerek, davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli olmayıp, yapılan değerlendirme de dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı, Teşrinisani 1305 y. 54 sıra numaralı tapudan ifrazen gelen Ocak 1963 tarih 13, 14 ve Haziran 1965 tarih 51 ve 52 sıra numaralı tapu kayıtlarına ve kök malik … … oğlu…… mirasçılarından zeytinlik niteliğinde toplam 12866 m2’lik yer satın almasına karşın, sadece 3280 metrekare yüzölçümündeki dava dışı 131 ada 36 parsel sayılı taşınmazın adına tespit edilmiş olduğu, eksik kısmın davalı … adına irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilen 20599.39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz içerisinde kaldığı iddiasına dayanarak dava açmış; ayrıca dava dışı 131 ada 1 sayılı parselin maliki … …’ın Milas Sulh Hukuk Mahkemesinin 1966/325 esas, 1967/367 karar sayılı dosyası ile kendisi aleyhine açtığı men’i müdahale dava dosyasına da delil olarak dayanmıştır. Bahsi geçen dosyada davacı … …’ın (131 ada 1 parsel sayılı taşınmaz maliki) davasının tarafların gayrimenkullerinin birbirine bitişik olmadığı … …zeytinliği bulunduğu davacının dava konusu ettiği 2 adet zeytin ağacının davalının tapulu yerinin güney-batı sınırında olduğu ve tanık beyanlarından da bu zeytinlerin davalının bayii …’ın olduğu gerekçesiyle davanın reddedildiğini bundan da 131 ada 1 sayılı parselin güneyindeki dava konusu 131 ada 39 sayılı parsel içinde öncesinde …zeytinliği olduğu buranın davalı … ve bayileri ile ilgisi olmadığını ileri sürmüştür. Davalı ise taşınmazın tahminen 15 dönüm kadarlık kısmının eşi …’nın … …’dan satın alıp daha sonra 20.09.1997 tarihli satış senedi ile kendisine devrettiğini, geri kalan kısmının ise bizzat kendisinin 25.11.1993 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı ile …’den satın aldığını savunmuştur. Mahkemece taraf tapuları ve komşu parsellerin tespitine dayanarak teşkil eden tapu kayıtları tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeden mahallinde 1946 ve 1952 doğumlu yerel bilirkişilerle yapılan keşifte, yerel bilirkişiler taşınmazın öncesinin davalının eşi…’a ait olduğunu, O’nun da 12-13 yıl önce “… …” lakaplı bir şahıstan satın aldığını yine…’ın … …, …ve … …’tan satın aldığı taşınmazları davalıya devrettiğini, davacı tapusu köy olarak … okumakta ise de, buraya önceden … denip denmediğini bilmediklerini, … Mevkisinin ise burası olup uyduğunu, … … sınırının batıda mevcut olup hatta dava konusu taşınmaz içinde mezarı da bulunduğunu ancak diğer … …, … ve …’i bilmediklerini, davalının dayandığı 25.11.1993 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydının ise Köyü … olup, …’ın başka bir köy olduğunun mevki …., civarı denilmiş ise de, bu yere … civarı denmediğini …nın ise 500 metre uzakta olduğunu, batıdaki çay sınırının …., Çayı olup, kuzeyde de … mezarlığının mevcut olduğunu, doğuda …… … zeytinliği ve güneyde … … … …’i ise bilmediklerini bildirmişlerdir. Tarafların dayandıkları tapu kayıtları 1300’lü yıllardan gelen eski tarihli tapular olup yerel bilirkişilerin yaşları gereği tüm sınırlarının bilmeleri beklenemez. Ancak komşu 131 ada 1 sayılı parselin tespitine dayanak teşkil eden, Eylül 1330 tarih 38 sıra numaralı sicilden gelen tapu kaydı güneyde dava konusu taşınmazı davacı tapusunun kök maliki olan “… …” ile, yine 1966 tarihli davacının delil gösterdiği men’i müdahale davasında sözü edilen … …’nun murisi olabilecek “… … …” ve … …’in oğlu … okumakta olup, davalının dayandığı Temmuz 1338 tarih 34 sıra numaralı sicilden gelen 25.11.1993 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı da …… … zeytinliği olarak birbirini doğrulamakta ve davacının dayandığı tapu kaydının kök maliki … … ile aralarında … … ve … … … zeytinliği bulunduğu, yine davalı tapu kaydının güneyi … … … oğlu … olup, davalı tapusunun ilk bayiiden, … … oğlu …’dan satış ile … … mahdumu …’a intikal ettiği halde, buralarda ismi geçen … … ile … …’un aynı kişi olup olmadığı araştırılmadığı gibi, dava konusu taşınmaza komşu 131 ada 1 sayılı parselin dayanak tapu kaydının doğusunda okunan … … kerimesi …’ün davacı tapusunun sınırındaki … olup olmadığının da araştırılmadığı görülmüştür. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için davacı ve davalı tarafın dayandığı tapu kayıtları tüm tedavülleri, varsa ifraz kroki ve haritaları ile getirtilip, taraf tapu kayıtlarının kadastro tespiti sırasında uygulanıp uygulanmadığı, uygulanmış ise uygulandıkları taşınmazların tespit tutanak örnekleri ile bu taşınmazlarla dava konusu taşınmazı birlikte gösterir birleşik kroki getirtilmeli, uygulanmamış iseler tapu kayıtlarının kadastro tespiti sırasında ne sebeple uygulanmadıkları belirlenmeli, mahallinde yeniden, olabildiğince yaşlı, davanın sonucundan menfaati olmayacak tarafsız yerel bilirkişiler, aynı yöntemle seçilecek taraf tanıkları ve refakate alınacak fen bilirkişisi ve zirai bilirkişi ile birlikte keşif yapılmalı; yerel bilirkişilere taraf tapuları, tüm tedavülleri ile birlikte okunarak her sınır için ayrıntılı bilgi alınıp bilinmeyen sınırlar için taraflara tanık dinletme imkanı verilmeli, tarafların tapu kayıtlarının nizalı taşınmazı kapsayıp kapsamadığı ve kapsıyorsa hangi kısımları kapsadığı kesin olarak belirlenmeli, davacının dayandığı tapu kaydının geldisinin 50 zeytin ağacına ait olup, davacıya intikal eden müfrazen tapulardaki zeytin ağaçlarının ise toplam 40 zeytin ağacı olduğu dikkate alınarak zirai bilirkişiye davacı adına tespit edilen dava dışı 131 ada 36 parsel sayılı taşınmazda kaç zeytin ağacı bulunduğu ve 131 ada 36 sayılı parselde yüzölçümü itibariyle kaç zeytin ağacı bulunabileceği, 40 adet zeytin ağacının kaç m2’lik bir alanı kapsayacağı konusunda ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, fen bilirkişisinden keşfi izleme olanağı veren ayrıntılı krokili rapor alınmalı, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme, araştırma ve uygulama ile hüküm kurulması isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken onanmış olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görüldüğünden kabulüne ve Dairemizin 09.06.2008 tarih 2008/4670 esas, 4255 sayılı onama ilamının kaldırılarak usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.