YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1745
KARAR NO : 2009/2138
KARAR TARİHİ : 02.04.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : …, …
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 226 ada 115, 229 ada 12, 15 ve 24 parsel sayılı 908.07 m2 152.48 m2, 150.18 m2 ve 339. 85 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 226 ada 115. 229 ada 12 ve 15 sayılı parseller hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına, 229 ada 24 sayılı parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir. Davacı … yasal süresi içinde irsen intikal ve miras payı olduğu iddiasına dayanarak taşınmazların murisi … Bülbül mirasçıları adlarına tescili isteği ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tesbit gibi tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı … ve dahili davalı … Göker vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı keşif masrafını yatırması için yapılan ihtarlı davetiye tebliğine rağmen keşif gideri yatırmadığı ve davasının sübut bulmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davalı … 5.10.2007 tarihli duruşma sırasında “bana karşı açılan bu davayı kabul ediyorum dava konusu yer vefat eden annemin üzerine tescil görsün” diye beyanda bulunup beyanını imzası ile onaylayarak açıkca aleyhine açılan bu davayı kabul etmiştir. HUMK’nun 95. maddesine göre kabul kati bir hükmün sonuçlarını oluşturur. Bu nedenle davalı … adına tesbit edilen 229 ada 24 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak murisi … Bülbül mirasçıları adlarına veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmesi gerekir. Öte yandan davalı … aynı duruşmada “ben dedem … Bülbül’e 6-7 yıldır bakıyorum bu yüzden dedem kadastro tesbiti yapılırken dava konusu yeri benim üzerine yazdırmış, benim bu durumdan haberim yok dava konusu yeri de istemiyorum, teyzemin olsun herhangi bir hak talep etmiyorum, benim bildiğim kadarıyla burası dedemle onun eşi ebeme aittir” şeklinde beyanda bulunmuş ve beyanını imzası ile onaylamıştır. Davalı …’ın bu beyanının kabul anlamına gelip gelmediği tartışmaya açıktır. Mahkemece davalı …’ın davayı açıkca kabul edip etmediği tereddüte yer vermeyecek şekilde kendisine açıklattırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz ve temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.