YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3178
KARAR NO : 2007/3855
KARAR TARİHİ : 06.06.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Dava BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde 28.06.2002 tarihli sözleşme gereğince üstlenilen isale hattı projesinin 01+000-04+600 km. ve 18+900-30+325 km.ler arası çalışma güzergahında fiyatı belirlenmemiş geniş derin kazı cinsinden sandık hafriyatı yapılmış olmasına rağmen davalının yapılan işi serbest kazılara ilişkin birim fiyatı ile değerlendirdiği iddia edilerek 800.000,00 YTL’nin tahsili talep edilmiştir.
Sözleşmenin eki olan İller Bankası Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 37.maddesinde müteahhidin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri, vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporuna “…verilen …/…/… tarihli dilekçemde yazılı ihtirazi kayıtla” cümlesini yazarak imzalaması gerektiği, müteahhidin itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır hükmü getirilmiştir.
Davacı tarafın ödemelerin serbest kazı fiyatları ile yapılmasına ilişkin olarak düzenlenen 11 adet hakedişe yukarıda açıklanan şekilde bir itirazı bulunmamaktadır. Yanlar arasındaki sözleşmenin 18.maddesinde anlaşmazlığın ortaya çıktığı tarihten başlamak üzere 15 gün için de başvurulacağı kabul edilmiştir. İlk hakedişle birlikte ihtilafın ortaya çıktığı dikkate alındığında 15 günlük süre de dilekçe verilmiştir. Sözleşmenin 18.maddesinin şartnamenin 37.maddesini ortadan kaldırıcı nitelikte olduğu da kabul edilemez.
O halde mahkemece davacının hakedişlere usulüne uygun olarak itirazının bulunmaması nedeniyle talep hakkının düştüğü gözden kaçırılarak davanın tamamının reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Bundan ayrı mahkemece hüküm altına alınan miktara tahsil aşamasında KDV ilave edilmesine de karar verilmiştir. Böyle bir hüküm infazda tereddütlere neden olacağından HUMK’nın 389.maddesine aykırı hüküm kurulmuş olması da kabul şekli bakımından doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerden dolayı kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 06.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.