Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5231 E. 2022/9288 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5231
KARAR NO : 2022/9288
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05.03.2019 tarih ve 2017/20 E. – 2019/105 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.04.2021 tarih ve 2019/1347 E. – 2021/594 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 1992 yılından itibaren faaliyet gösteren, gıda sektöründe tanınmış bir firma olduğunu, “BETA” ibaresinin müvekkilinin tescilli ana markası bulunduğunu ve müvekkil firma ve unvanı ile özdeşleştiğini, davalı tarafın 2015/30318 sayılı “ZETA” ibareli marka tescil başvurusuna “BETA” ibareli seri markalarını gerekçe göstererek yaptıkları itirazın, YİDK’in 29.11.2016 tarih ve 2016-M-11823 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa müvekkiline ait “BETA” ibareli seri markalar ile dava konusu “ZETA” markasının ilgili tüketici kitlesi bakımından karıştırılmasının ve müvekkili markasının seri markası olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğunu, dava konusu markanın özgün ve orijinal olmadığını, müvekkili firmanın markalarından türetildiğini ve iki ibarenin okunuş şekli ve yazı tipiyle ayniyet derecesinde benzerlik taşıdığını ileri sürerek, davalı Türkpatent YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkiline ait “ZETA” ibareli marka ile itiraza mesnet “BETA” ibareli markalar arasında genel görünüm, anlam, okunuş ve biçim itibariyle karıştırılmaya sebep olabilecek bir benzerlik olmadığını, taraf markalarının kapsadığı malların dahi karıştırılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu 2015/30318 başvuru numaralı “ZETA” ibareli marka ile davacı tarafın davaya mesnet “BETA” ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca iltibasa neden olabilecek bir benzerliğin bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, davalı tarafın kötüniyetli olduğu yönünde dosyada somut delillerin yer almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.