YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1094
KARAR NO : 2009/1614
KARAR TARİHİ : 16.03.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 199 ada 1 parsel sayılı 181.02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazın 1/2’sinin murisi … mirasçılarına ait olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 199 ada 1 sayılı parselin teknik bilirkişinin rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 82,55 metrekarelik bölümünün davacı … adına tesciline geriye kalan ve (A) harfi ile gösterilen 98.47 metrekarelik bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine ancak teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 82.55 metrekarelik bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiş ise de; davacı dava ettiği bölümün sadece kendi adına değil tüm … mirasçıları adına tescilini istemiş ve keşifte de talep ettiği bu bölümü göstermiştir. Davacının kendi adına tescile dair herhangi bir beyanı bulunmadığı halde yanlış değerlendirme ile sadece davacı adına tesciline karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca davanın kabulüne karar verildiği ve davada Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 94/2. maddesinde öngörülen şartlar bulunmadığı halde yargılama giderlerinin davalıya yükletilmeyerek davacı üzerinde bırakılması ve davasını vekil ile takip eden davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 31. ve 36/2. maddesi hükümleri göz önünde bulundurularak vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetsizdir. Kadastro hakimi doğru, infaz sırasında duraksamaya neden olmayacak ve dava konusu parsel hakkında sicili açık bırakmayacak şekilde sicil oluşturmakla yükümlüdür. Sicil oluştururken taşınmazın tamamının ya da bir bölümünün kim veya kimler adına, hangi miktar ile tescil edildiğinin kararın hüküm fıkrasında açıkça belirtilmesi gerekirken, mahkemece taşınmazın teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 98.47 metrekarelik bölümü ile ilgili davanın reddine karar verilmekle yetinilerek bu bölüm hakkında sicil oluşturulmaması da isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.