Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/633 E. 2007/3884 K. 07.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/633
KARAR NO : 2007/3884
KARAR TARİHİ : 07.06.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile avukat … davalı vekili avukat … ile avukat … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık 15.02.2000 tarihli 2.300.000 USD, aynı tarihli 3.111.000 USD, 16.12.1999 günlü 450.000 USD ve 14.06.1999 tarihli 2.000.000 USD miktarlı dört ayrı sözleşmeden kaynaklanmıştır. Davacı bu sözleşmeler ile hastanede kullanılacak olan cihazların temini, montajı, çalıştırılması ve bakımı işini üstlenmiştir.
Davada; teslim olunan cihazların anlaşmada öngörülen marka ve modellerden olmadığı, kusurlu bulunduğu, daha ucuz makine verildiği gibi sebeplerle davacı hakkında ceza uygulandığı, teminat mektuplarının nakde çevrildiği, kalan iş bedelinin ödenmediği ileri sürülerek ödenmeyen 786.000 USD iş bedelinin ve 786.000 USD nakde çevrilen teminat mektubu bedellerinin davalıdan tahsili ile birlikte uğranılan manevi zararın karşılanması bakımından 200.000.000 TL.’nin de davacıya ödetilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı taraf cevabında; teslimin sözleşmeye uygun biçimde yapılmadığını, kararlaştırılan marka ve modeller yerine farklı marka ve modellerde cihaz teslim olunmak istendiğini, bu cihazların çoğunun sözleşmedeki amacını karşılamadığı gibi, teslimi öngörülen makinalardan daha ucuz olduğunu, bu nedenle davacıya sözleşmedeki cihazların teslimi için süre verildiğini, ceza uygulandığını, davacı uygun teslime yanaşmadığından sözleşmenin feshedilip teminatlarının irat kaydedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere, alınan bilirkişiler kurulu raporuna dayanılarak; sözleşmede marka ve model belirtilmediği, teslim olunan cihazların amacına uygun bulunduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı gerekçesiyle feshin sözleşme ve yasalara aykırı bulunduğu kabul edilerek manevi tazminat isteminin reddine diğer taleplerin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ilişki imzalanan 4 ayrı sözleşme uyarınca BK’nın 355 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Eser sözleşmelerinde yüklenicinin borcu, sözleşmede kararlaştırılan eseri sözleşmeye, amacına, kullanım gereklerine uygun biçimde hazırlayıp teslim etmektir. İş sahibi ise teslim aldığı eserin bedelini ödeyecektir. BK’nın 359. maddesi uyarınca iş sahibi teslim olunan eseri işlerin mutad cereyanına göre imkânını bulur bulmaz muayene etmek ve kusurlarını müteahhide bildirmek zorundadır. Aynı Kanunun 360.maddesi gereğince de yapılan şey, iş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kaidesine göre kabule icbar edilemeyeceği derecede kusurlu veya mukavele şartlarına muhalif olursa iş sahibi o şeyi kabulden imtina edebilecektir. Yasal bu düzenlemeler doğrultusunda eserin tesliminden sonra muayene ve ihbar külfetinin iş sahibinde olduğu ortadadır. Ne var ki yanlar arasında imzalanan sözleşmelerde teslim, işin geçici kabulunün yapılmasına bağlı kılındığından ve bu husus HUMK’nın 287. maddesi doğrultusunda delil sözleşmesi niteliğinde olup mahkemece de re’sen gözetileceğinden geçici kabul yapılmadıkça işin teslim edildiğinden söz edilemeyeceği de ortadadır. Bu nedenle eserin teslim alındığı ve süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına ilişkin itiraz ve kabuller yerinde bulunmamıştır.
Teslim olunan makinaların marka ve modellerinin sözleşmede belirtilmediği ve bu durumda davalının tesellümden kaçınamayacağına dair gerekçeye gelince; sözleşmelerin 23. maddesinde sözleşmelerin ayrılmaz ekleri arasında sayılan teklif mektubu (23.1/b md.), ekipman ve aksesuarlar (25.1 md.), proforma faturalarda (ek.1), temin olunacak makine ve cihazların marka ve modellerine yer verilmiş olduğu gibi, ihale kararlarında da cihazların marka ve modelleri belirtilmek suretiyle sözleşmelerin imzalandığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişiler kurulu raporunda teslim olunan makinaların bir kısmının kararlaştırılan marka ve modellerden daha üstün vasıfları taşıdıkları belirtilmiş ise de bir kısım makinaların da daha düşük vasıfta ve daha ucuz tutarlı oldukları dosyadaki tesbit vs. raporlardan anlaşılmaktadır. Özellikle hastanenin kardiyoloji ve nöroşirürji bölümlerindeki cihazlarda eksiklikler bulunduğu amacı karşılamadığı belirlenmiştir. Bu durumda davalı yan, BK’nın 360. maddesi uyarınca mukavele şartlarına muhalif olan makine ve cihazları kabule zorlanamayacağından davalı geçici kabulü yapmamakta, ceza uygulamakta ve sonuçta teminat mektubunu irat kaydederek akdi fesihte haklı sayılmalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan, delillerin takdirinde hataya düşülerek tümden reddi gereken davanın yazılı gerekçelerle kabulü doğru olmamıştır.
Öte yandan; 2547 sayılı Kanun’un 56/b maddesi uyarınca davalı üniversite harçtan muaf olduğu halde harçla sorumlu tutulması da yerinde görülmemiştir.
Kabul şekli itibariyle de; davada döviz cinsinden alacakların fiili ödeme tarihindeki kurdan Türk Lirası karşılığına hükmedilmesi talep olunduğu halde, dava tarihindeki kurdan TL’ye çevrilerek TL cinsinden tahsil kararı verilmemiş, teminat mektubu bedeli dava tarihindeki kurdan TL’ye çevrildiği halde daha önceki -mektupların nakde çevrildikleri tarihlerden- faiz uygulanması usul, yasa ve talebe aykırı bulunmuştur.
Karar belirtilen sebeplerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı Üniversiteye verilmesine, 07.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.