Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/10168 E. 2009/4040 K. 09.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10168
KARAR NO : 2009/4040
KARAR TARİHİ : 09.06.2009

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı tazminat istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz edenlerden THSS … Konut Yapı Kooperatifi vekili Avukat … ile … vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı kooperatiften alınan konutta yapım eksikliği ve hataların bulunduğunu, bu nedenle oluşan zarardan kooperatifin ve kooperatif yöneticileri olan diğer davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, bu hususların giderilmesi için harcanan 39.523,10-YTL masraf ile bunun % 50 faizi 10.467,66-YTL’nin ve ayrıca 30.000,00-YTL manevi tazminatın % 50 faiziyle davalılardan tahsili ile istinat duvarının kooperatifçe yapılmasını ya da yapımı için gerekli olan 33.523.10-YTL’nin % 50 faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, işbölümü ve husumet itirazında bulunmuş, esasa ilişkin davanın haksız olduğu gerekçesiyle reddini istemiştir. Mahkemece, davalı kooperatifin eksik ve hatalı yapımlar nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğu, ancak diğer davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne 29.211,76-YTL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalı kooperatiften tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, diğer davalılar bakımından da davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava kooperatif üyeliğine dayalı tazminat istemine ilişkin olup dava dilekçesinde temerrüt faizi olarak yasal faiz istenmiş, ancak mahkemece avans faizine hükmedilmiştir. Bu şekilde hüküm kurulması HUMK’nın 74. maddesine aykırı olduğu gibi, kooperatif ile üyeleri arasındaki hukuki ilişkilerde temerrüt faizi olarak yasal faizin uygulanması gerekir. Bu nedenle, temerrüt faizi olarak avans faizine hükmedilmiş olması da isabetsizdir. Ayrıca, davalı kooperatif vekille temsil edildiğinden ve diğer davalılardan farklı bir nedenle dava kısmen reddedildiğinden, davalı kooperatif yararına, ayrı bir vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu yönde bir karar verilmemiş olması da yerinde olmayıp; davacı vekilinin temyizi bakımından ise, kooperatif dışındaki davalılar hakkında davanın husumet nedeniyle reddedilmiş olmasına rağmen, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık vekalet ücret tarifesinin 7. maddesi ve tarife hükümleri gereğince maktu vekâlet ücretini geçmemek üzere nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, anılan hükme aykırı şekilde bu davalılar yararına maktu vekâlet ücretini aşacak şekilde nispi vekâlet ücretine hükmedilmiş olması da isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 09.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.