YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7124
KARAR NO : 2009/6059
KARAR TARİHİ : 02.10.2009
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 16 ve 17 parsel sayılı 7050 ve 17300 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu ve vergi kaydına rastlanılmaması ve malikinin bilinememesi nedeniyle tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiş ve kadastro tespit tutanakları 06.04.1995 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı …, 27.08.2003 havale tarihli dilekçesiyle iskan yolu ile oluşan tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Hazine adına oluşan tapu kaydının iptali ve taşınmazın adlarına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların ….., mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların davacının dayanağı 17.09.1982 tarih, 265 ve 266 nolu tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı ve tapu miktar fazlası bölüm üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece davacının dayanağı tapu kayıtları yöntemince taşınmazlara uygulanamamış, tapu kayıtlarının sınırlarında yer alan dere, … ve bayır yerlerinin ve 265 sıra nolu tapu kaydının doğu sınırında yer alan Cezayir yerinin neresi olduğu tam olarak belirlenerek fen bilirkişinin krokisinde gösterilmemiştir. Ayrıca dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre çekişmeli taşınmazların eylemli durumda 165 sayılı mera parseli ve dere ile çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Çekişmeli 16 sayılı parseli kapsadığı kabul edilen 265 sıra nolu tapu kaydının miktarı 5000 metrekare, 17 sayılı parseli kapsadığı kabul edilen 266 sıra nolu tapu kaydının miktarı 7000 metrekare olup miktar fazlası bölümlerin bitişikteki mera parselinden elde edilip edilmediği yönünden yöntemince mera araştırması yapılmamıştır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde, komşu köylerde oturan ve davada yararı olmayan, elverdiğince yaşlı kişiler arasından belirlenecek yerel bilirkişiler ve tarafların aynı yöntemle bildirecekleri taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacı dayanağı tapu kayıtlarında yazılı sınırlar okunarak yerel bilirkişelere zeminde tek tek göstertilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıklarca zeminde gösterilen sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, aynı şekilde yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, zilyetliğin nasıl intikal ettiği, taşınmazların öncesinde
mera olup olmadığı, bitişik mera parselinden ne suretle ayrıldığı, mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, 165 sayılı mera parselinin kadim mera olup olmadığı hususları tek tek sorulup saptanmalıdır. Keşfe katılacak uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların nitelikleri belirten ve bişitikteki mera parseli ile arada eğim, bitki örtüsü ve toprak yapısı bakımından ayırıcı unsur olup olmadığını bildirir biçimde, uzman fen bilirkişisinden ise keşif ve uygulamaları izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli raporlar ile kroki alınmalı, çekişmeli taşınmazlar ile 165 sayılı mera parseli arasında belirgin sınır bulunmadığı anlaşıldığında davacı dayanağı tapu kayıtlarının sabit sınırlı olmadığı ve tapu kaydı miktar fazlası bölümlerin meradan kazanıldığı kabul edilerek tapu kayıtlarının miktar itibariyle kapsamını belirtir kroki düzenlettirilmeli, belirtilen şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 02.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.