Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13380 E. 2022/16357 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13380
KARAR NO : 2022/16357
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, menfi tespit ve kesintilerin iadesi alacak istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, davacının babasından dolayı hak kazandığı aylıklardan tahakkuk ettirilen yersiz ödeme işleminin iptali ile yersiz ödeme nedeniyle yapılan kesintilerin iptalini ve bu kesintilerin davacıya iadesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı vekili, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, “davanın kabulü ile, Davacı …’in babasından dolayı hak kazandığı aylıklardan tahakkuk ettirilen yersiz ödeme işleminin iptali ile, yersiz ödeme nedeniyle yapılan kesintilerin İptaline, bu kesintilerin davacıya iadesine,..” dair karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“…Somut olayda; davacının eşinin 13/11/2009 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış olmakla, davacının hak sahipliği sıfatı bu tarihte yürürlükte olan 5510 sayılı kanun gereğince değerlendirilmelidir. 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı yukarıda tam metnine yer verilen 54. maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Belirtilen yasal düzenlemeler ışığında dava incelendiğinde, evliliğin son bulması ile kocasından da aylık almaya hak kazanan kız çocuklarına bu aylıklardan fazla olanının ödeneceğine ilişkin hüküm karşısında, eşi üzerinden tahsis edilen ölüm aylığı daha fazla olan davacıya ayrıca babası üzerinden de aylık bağlanamayacağı anlaşılmaktadır. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine ilişkin hüküm aşağıdaki şekilde tesis edilmiştir.” gerekçesiyle, “1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına,
2-Davanın reddine,” dair karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili; eksik ve yanılgılı değerlendirme sonucu karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava dosyası incelendiğinde, aylığın kesilmesine ilişkin kurum işlemi yerinde görülmüş ise de, yersiz ödemeye ilişkin tahakkuk yönünden eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşılmıştır.
5510 sayılı Yasanın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermektedir.
Belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, mahkemece, yersiz ödemeye konu tutarın ilgili yasanın hangi bendi kapsamında tahakkuk ettirildiği araştırılıp, bu işlemin yerinde olup olmadığı denetlenerek, tahakkuk ettirilecek miktar belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırmaya dayalı yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine dair kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 21.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.