YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4734
KARAR NO : 2022/8259
KARAR TARİHİ : 19.10.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosuna İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili ve davalı … vekili ile davalı … …vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Dava konusu taşınmazın öncesinde tarafların müşterek murisi … kullanımında olduğunun kuşkusuz olduğu, ancak tarafların müşterek murisinin terekesinin taksim edilip edilmediği, murisin sağlığında taşınmazı hibe edip etmediği, murisin ölümünden sonra taşınmazın kim tarafından, ne şekilde kullanıldığı yönündeki beyanlar uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli olmadığı gibi, tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde tespit bilirkişileri de dinlenilmediğinden yapılan inceleme ve araştırmanın da hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı açıklanarak, doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, dava konusu taşınmazı iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve teknik bilirkişinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılması ve yapılacak bu keşifte, yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, dava konusu taşınmazın müşterek muris … tarafından mirasçılardan birine hibe edilip edilmediği veya murisin ölümüyle mirasçılar arasında yöntemince taksim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın tespit tarihinde ve öncesinde kimin fiili kullanımında bulunduğu hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi, teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli, krokili rapor alınması, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gereğine ve kabule göre de, kadastro hakiminin doğru sicil oluşturmak zorunda olduğu göz ardı edilerek, … mirasçılarının isimleri belirtilmeden genel ifadeyle taşınmazın iştiraken … mirasçılarının kullanımında bulunduğu şeklinde şerhe ilişkin karar verilmesinin isabetsizliğine” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile çekişmeli 130 ada 30 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, ” iş bu taşınmazın 1890 doğumlu … ve… oğlu … mirasçıları … kızı …, … oğlu …, … kızı …, … kızı …, …kızı …, …kızı …, … kızı …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, … oğlu …, …kızı …, … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, … kızı …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, …kızı …, …oğlu …, …oğlu … …., …kızı …, …kızı …, … … oğlu …, … … oğlu …, … … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, … kızı …, …kızı ……, …oğlu …, … …kızı …, …kızı …, …kızı …, …oğlu … kullanımındadır, bu parsel üzerindeki 3 adet bina ve kömürlük 1990 yılından beri … kızı …’ın kullanımındadır, bu parsel üzerindeki binaların ölçü krokisinde ( A) harfi ile gösterilen bina 3.89 m²’lik kısımı yola tecavüzlüdür, bu parsel üzerinde 2196,59 m²’lik kısımda … ‘a ait yüksek gerilim hattı geçmektedir taşınmazın tamamı 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereği hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır.” ibaresi eklenerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 123 ada 43 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile; dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine “iş bu taşınmazın 1890 doğumlu … ve… oğlu … mirasçıları … kızı …, … oğlu …, … kızı …, … kızı …, …kızı …, …kızı …, … kızı …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, … oğlu …, …kızı …, … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, … kızı …, … oğlu …, … kızı … , … oğlu …, …kızı …, …oğlu …, …oğlu … ….., …kızı …, …kızı …, … … oğlu …, … … oğlu …, … … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, … kızı …, …kızı ……, …oğlu …, … …kızı …, …., kızı …, …kızı …, …oğlu … kullanımındadır, taşınmazın tamamı 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır.” ibaresi eklenerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı … vekili ile davalı … …vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı Hazine vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
2. Davalı … …vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazların, tarafların ortak murisi …’tan intikal ettiği ve murisin sağlığında taşınmazları mirasçılarından birine ya da bir kaçına bağışlamadığı, mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazların tarafların ortak murisi …’ tan geldiği hususunda yanlar arasında ihtilaf bulunmamakta olup uyuşmazlık, taşınmazlar üzerindeki fiili kullanımın tereke adına olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen kişilerin beyanlarına göre, çekişmeli taşınmazların lehine kullanıcı şerhi verilen …’ın kullanımında olduğu anlaşılmakta olup, dosya kapsamında tespit tarihine kadar davacı tarafın bu duruma karşı çıktığına ve bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık yaşandığına dair her hangi bir bilgi veya belge de bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davalı tarafın çekişmeli taşınmazlar üzerindeki uzun süreli kullanımının kendi nam ve hesaplarına olduğunun kabulü ile davacının ve asli müdahil davacıların davalarının reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … …vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı … …ve …’a ayrı ayrı iadesine, 19.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.