Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/1786 E. 2009/2409 K. 09.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1786
KARAR NO : 2009/2409
KARAR TARİHİ : 09.04.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 125 ada 83 parsel sayılı 3170 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz …’ın zilyetliğinde iken uzun yıllar önce terk edilmiş olması ve halen çamlık niteliğinde olması nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın bir kısmının ekilerek bir kısmının ağıl olarak davacı tarafından kullanılageldiği, taşınmaz içerisinde yer alan az sayıda çam ağacının taşınmaza çamlık niteliğini kazandırmadığı, davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki iktisap şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahkemenin keşif tutanağına geçirilen gözleminde taşınmazın % 50 gibi yüksek bir eğimde olduğu belirlenmiş, keşif sırasında hazır bulunan ziraatçi bilirkişi raporuna göre de taşınmaz üzerinde ekili bulunan arpanın kardeşlenmesini yapmadığı, arazi üzerinde tek tek bitki şeklinde bulunduğu, biçmeye değer olmadığı, çalılarla çevrili ağılda uzun süre hayvanların bulunduğuna dair herhangi bir hayvansal artık da bulunmadığı anlaşılmış; tüm dosya kapsamına göre sürdürülen zilyetliğin, otlama zamanı küçükbaş hayvanların zaman zaman taşınmaza getirtilmesinden öteye gitmediği, hayvanların burada gecelemedikleri, taşınmazın üzerinde sürdürülen zilyetliğin ekonomik amaca uygun iktisap sağlayan bir zilyetlik sayılamayacağı ve taşınmazın niteliği itibariyle zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.