Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/36118 E. 2022/9880 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/36118
KARAR NO : 2022/9880
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne yardım etme
Cumhurbaşkanına hakaret
Hükümler : 1-)TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nın 62, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2-)TCK.nın 299/1-2, 43, 62, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet,

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 16.12.2019 tarih ve 2019/9134-2019/7929 sayılı bozma ilamı üzerine yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-)Cumhurbaşkanına hakaret suçu yönünden yapılan incelemede;
5235 sayılı Kanunun 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan karar uyarınca 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, İlk Derece Mahkemesi kararının ise Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verildiği ve hükmün daha önceden Yargıtayın temyiz incelemesinden geçmediğinin anlaşılması karşısında; hükmün istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle, sanık müdafiinin kanun yolu başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Ceza Dairesince değerlendirilmesi gerektiğinden, dosyanın mahalline gönderilmek üzere incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

2-)Silahlı terör örgütüne yardım etme suçu yönünden yapılan incelemede;
İstinaf mahkemelerinin Türk yargı sistemine dahil olmasıyla kanun yolu yargılamasında yeni bir anlayışı benimseyen kanun koyucunun, hem maddi olay hem de hukuki denetim yapacak olan istinaf başvurusunda sebep gösterme zorunluluğu öngörmezken (5271 sy. CMK madde 273/4), incelemesi hukuki denetimle sınırlı (CMK madde 294/2) olan temyiz yolunda; mülga 1412 sayılı CMUK’tan (madde 305.) da farklı şekilde, re’sen temyiz tercihinden vazgeçerek, temyiz davasını açan ve sınırlayan temyiz dilekçesinde/layihasında temyiz edenin hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini/temyiz sebeplerini göstermek zorunda olduğunu (CMK madde 294/1) şart koşmuş ve temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermemesi durumunda; tıpkı başvurunun süresi içinde yapılmaması, hükmün temyiz edilemez olması ya da temyiz edenin buna hakkı bulunmaması hallerinde olduğu gibi usulüne uygun açılmış bir temyiz davasından bahsedilemeyeceğinden temyiz isteminin reddedilmesini (CMK madde 298) emretmiş (F.Yenisey-A.Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku sh. 923, Centel-Zafer Ceza Muhakemesi Hukuku sh. 826, C.Şahin-N.Göktürk Ceza Muhakemesi Hukuku sh. 278) olmasına, anılan Kanunun 289. maddesinin, usulüne uygun açılmış bir temyiz davasının “sınırlı inceleme ilkesinin” bir istisnasını teşkil etmesine (F. Yenisey-A. Nuhoğlu, age sh. 905), şartları ve usulü açık bir şekilde ortaya konulmak şartıyla (AİHM Galstyan/Ermenistan Başvuru No; 26986/03 15.01.2007 t.) öngörülen usul şartlarına uyulmaması sebebiyle kanun yolu başvurusunun reddedilmesinin bu hakkın ihlali sonucunu doğurmayacağının (AİHM Sjöö/İsveç Başvuru No; 37604/97) da istikrar kazanmış yargısal kararlarla kabul edilmesine nazaran; ilk derece mahkemesi kararının sanık müdafiine 17.02.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın sanık müdafiinin anılan kararı 24.02.2021 tarihinde gerekçe göstermeden temyiz ettiği, CMK’nın 295/1. maddesinde öngörülen yasal süresi içerisinde ya da inceleme tarihine kadar gerekçeli temyiz dilekçesi vermediği de anlaşılmakla; temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE, 26.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.