YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9495
KARAR NO : 2009/5311
KARAR TARİHİ : 09.04.2009
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (Alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği yetkisizliğine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İcra ve İflas Kanunu’nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı taşınır mala ilişkin istihkak davasıdır.
Mahkemece, dava dilekçesi ve davetiye davalıya tebliğ edilmeksizin ve dolayısıyla davalının yetki itirazı olmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu kendiliğinden yetkisizlik kararı verilmiştir.
Basit yargılama usulüne göre yürütülen taşınır mala ilişkin istihkak davalarında yasaca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden yetki itirazı ilk itiraz olarak ve en geç ilk oturumda davanın esasına girilinceye kadar ileri sürülebilir (HUMK. md. 187/2). Somut olayda, yetki itirazı olmadığı gibi kesin yetki kuralı da söz konusu olmadığından, kendiliğinden yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bundan başka, mahkeme, yetki itirazını, duruşma açarak hadiseler gibi (HUMK. md. 222-225) inceleyip karara bağlar. Duruşma yapılmadan görevsizlik kararı verilebileceğine ilişkin HUMK.’nun 7/1. maddesi hükmünün kıyasen uygulanması olanaksız olduğu halde, duruşma yapılmadan evrak üzerinde inceleme sonucu karar verilmesi de kabul biçimi yönünden doğru değildir.
Kabule göre de, taşınır mala ilişkin istihkak davalarının H.U.M.K.’nun 9. ve 512. maddeleri gereği, a) Davalının ikametgahının bulunduğu b) Asıl icra takibinin yapıldığı c) Haczi uygulayan talimat icra dairesinin bulunduğu d) Haczin uygulandığı yer ile eşyanın bulunduğu yerin farklı olması durumunda eşyanın bulunduğu yerdeki icra mahkemelerinde açılabileceği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. İstihkak davası bu yetkili icra mahkemelerinden birisinde açıldığı takdirde yetkisizlik ilk itirazı olsa dahi, mahkemece yetkisizlik kararı verilemez. Bu durumda, asıl icra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesi olan Konya İcra Mahkemesi’nin yetkili olduğu açıktır. Hal böyle olunca, yetkisizlik kararı verilmesi de doğru değildir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı (Alacaklıya) iadesine, 09.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.