YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3932
KARAR NO : 2009/4229
KARAR TARİHİ : 15.06.2009
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 130 ada 71 parsel sayılı 2011.83 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen ve taksimen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 payı …, 1/2 payı ise … mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazın köye ait boş arazi olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava şartı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine ve çekişme konusu 130 ada 71 sayılı parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … ve müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacı çekişmeli taşınmazın Hazine adına tescilini istediğinden davacı sıfatının bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Müdahil Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece Hazinenin müdahale talebi askı ilan süresi bittikten sonra yapıldığı, askı ilan süresinde dava açan davacının da davacı olma sıfatı bulunmadığından dava şartının bulunmadığı gerekçesi ile davasının reddine karar verilmiş ise de; Mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Kadastro Hakimi 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11.maddesi uyarınca dava konusu parselle ilgili olarak süresi içinde açılan davaları çözümlemekle yükümlü olduğu gibi, anılan kanunun 26/D maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine dava açıldıktan sonra tespitten önceki haklara dayanılarak asli müdahil olarak davaya katılanların iddiaları ile ilgili uyuşmazlıkları da çözmek zorundadır. Davacı …’nın kadastro tespitine süresi içinde itiraz ederek açtığı davaya, yargılama sırasında Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile müdahil davacı olarak katılmıştır. Müdahil sıfatını kazanmak yönünden davacının süresi içinde davasını açması yeterli olduğundan Hazine yönünden tarafların iddia ve savunmaları ile ilgili deliller toplanıp birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün Hazine yönünden BOZULMASINA, 15.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.