Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/366 E. 2009/1951 K. 26.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/366
KARAR NO : 2009/1951
KARAR TARİHİ : 26.03.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 236 ada 14 parsel sayılı 22.897 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kayıtları nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı … ile … vekili, çekişmeli 236 ada 14 parsel sayılı taşınmazın, davacılar adına tespit edilen 236 ada 13 parsel sayılı taşınmazla bir bütün olduğunu ileri sürerek davacılar adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli 236 ada 14 parsel sayılı taşınmazın payları oranında davacı … ile … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacılar adına tespit gören 236 ada 13 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 01.10.1948 tarih (1) numaralı tapu kaydının 236 ada 13 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte çekişmeli 236 ada 14 parsel sayılı taşınmazı da bir bütün olarak kapsadığı kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaza, İslam kızı … adına iskanen tahsis edilen 21.09.1936 tarih (561) numaralı tapu kaydı ile iskanen 21.09.1936 tarih (421) numaralı tapu kaydı ile … kızı Vasfiye adına tahsis edildikten sonra taşınmazı terk etmesi nedeniyle Hazineye geçen 15.05.1945 tarih (43) numaralı tapu kaydı uygulanmıştır. Ayrıca davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı da 21.09.1936 tarih (421) numaralı iskanen … kızı Mümine adına oluşan tapu kaydından gelmektedir. Tarafların dayanağını oluşturan her üç tapu kaydı da aynı gün iskanen oluşan, aynı mevkiye ait ve hudut itibariyle birbirlerini okuyan kayıtlardır. Bu özellikleri itibariyle her üç tapu kaydını çevreleyen komşu parselleri okuyan sınırları da gözetilmek suretiyle kapsam tayin edilmesi zorunludur. Mahkemece davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazı da kapsadığı kabul edilmiş ise de çekişmeli taşınmaza tespitte uygulanan tapu kayıtlarının hangi taşınmaza uyabileceği üzerinde durulup durum aydınlatılmamıştır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede iskanen adlarına dağıtım yapılan … kızı .., … kızı …, … kızı … ile … ve ailesi adına düzenlenmiş tüm iskan belgeleri ve ekleri, varsa özellikle haritaları ile … maliki … kızı …’ye ait
nüfus kaydı ve varsa taşınmazı terk edip etmediğini, kendisine iskanen tahsis edilmiş yerlerin yeniden Hazine adına dönüşüne ilişkin işlemleri gösteren belgeler dosya içine getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından tarafların dayanağını oluşturan tapu kayıtları ile komşu taşınmazlara uygulanan tapu ve vergi kayıtlarındaki tüm sınırlar tek tek okunmak suretiyle yöntemince mahalline uygulanmalı, varsa uygulamada iskan haritalarından yararlanmalı; özellikle kayıtlarda bildirilen “Göl”, “Gölcük Yolu”, “Çiftlik”, “Sığır Yolu”, “Orman”, “ …”, “… Hanımın Müfrez tarlası”, “… ağa vereseleri”, “Nikola Kostantinden metruk tarla” ve “… Doğan tarlaları” sınırlarının tespitine çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, bilinemeyen sınırlar hususunda taraflara tanıkla kanıtlama olanağı tanınmalıdır. Ulaşılacak sonuçlara göre tarafların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarına yöntemince kapsam tayin edilmeli; Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının uyduğu taşınmazın bilahare … ve ailesine iskanen verilip verilmediği, verilmiş ise önceki tarihli tapu kayıtlarının gittilerinde neden gösterilmediği, tapu miktarlarının ve hudutlarının neden farklı olduğu hususları üzerinde durulmalıdır. Aynı şekilde iskanen adına tapu oluşan İslam kızı …’nin taşınmazını terk edip etmediği, terk etmişse ne zaman terk ettiği, adına oluşan tapunun tekrar Hazineye dönmesi için herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı, tapu Hazineye dönmemişse, …’nin hangi tarihte öldüğü ve taşınmaza sürekli zilyet olduğu bildirilen davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-c maddesinde düzenlenen edinme koşullarının oluşup oluşmadığı saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.