Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1339 E. 2023/1088 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1339
KARAR NO : 2023/1088
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yüklenici ile davacılardan … İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. arasında … banliyö istasyonunun yapım işinde insan asansörü ve yürüyen merdiven temini ve montajı ile bakımının yapılmasına ilişkin alt yükleniciliği konu alan eser sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 14. maddesinde 280.000,00 TL peşinat ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 12. maddesi gereği peşinat alacağına inanarak icra takibine konu edilen ve davalının talebi üzerine müvekkili şirket ortağı diğer davacı … Uğur Kuran’ın da kefil olarak imzaladığı senedin davalıya verildiğini ancak peşinat ödenmediği halde 30.03.2016 vade tarihli 280.000,00 TL bedelli senedin İzmir 16. İcra Müdürlüğünün 2016/13866 Esas dosyası ile takibe konu edildiğini, davalının işbedeli ödemede temerrüde düştüğünü, takibe konu senedin bedelsiz olduğunun ve müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının eksik işleri tamamlamadığının delil tespiti dosyası ile tespit edildiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra davacıya ödemeler yapıldığını ve peşinatın verildiğini, davacının buna rağmen işi zamanında ve eksiksiz tamamlamadığını, sonunda sözleşmenin feshedildiğini, davacının alacaklı olmadığını, davaya konu senedin herhangi bir şekilde davacı tarafından bu işin teminatı için verilmiş olduğunun açıkça belirtilmediğini, söz konusu evrakın kambiyo vasfını taşıyan borç ihtiva eden senet olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile davalı arasında 07.11.2015 tarihli sözleşme ile 4 adet asansör ve 4 adet yürüyen merdivenin temin ve montajı işinin taşeron olarak üstlenildiği, işbedelinin KDV hariç 1.050.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, sözleşmenin 14. maddesinde 280.000,00 TL peşinat verileceği,12. maddesinde de peşinat tutarı kadar taşeron firmanın teminat senedi vereceği kararlaştırıldığı, 09.11.2015 tarihli ek sözleşme ile sözleşmenin 6 ve 14 maddelerinin değiştirildiği ve peşinatın 250.000,00 TL belirlendiği, yapılacak işe ait davacı tarafça Kasım 2015, Ocak–Mart–Nisan 2016 tarihlerinde asansör ve yürüyen merdivenler için toplam 732.410,00 TL tutarında faturalar düzenlendiği, davalının ödemeleri sözleşmenin 14/2 maddesi gereğince zamanında yapmadığı, iş programına uygun olarak yürütülmediğinden feshin haksız olduğu, davacı tarafça düzenlenen faturalar karşılığı davalı tarafından 609.000,00 TL ödendiği, ödemenin mahsubundan sonra 123.410,00 TL alacaklı olduğu, taraf kayıtlarında sözleşme ve ek sözleşmelerde belirtilen peşinatlarla ilgili kayıt bulunmadığı, taraflar arasında davaya konu sözleşme dışında başkaca bir hukuki ilişki bulunmadığı, senet üzerinde 2 adet imzanın ve davacı şirket kaşesinin bulunduğu, imzalardan birinin davacı şirket adına atılmış olduğunun kabulü gerektiği, davaya konu senedin keşide tarihinin sözleşme tarihi olan 07.11.2015 olduğu ve sözleşmenin 12. maddesinde taşeron firmanın peşinat tutarı kadar teminat senedi vereceğinin kararlaştırıldığı nazara alındığında davaya konu senedin taraflar arasındaki 07.11.2015 tarihli sözleşme gereğince verildiği ve bedelsiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, takip konusu olan 30/03/2016 vade tarihli, 280.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davacıların davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı yüklenici vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı yüklenici vekili istinaf dilekçesinde ; senede ilişkin olarak İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davada senedin teminat senedi olarak düzenlendiğine dair yazılı delil ibraz edilmediğinden icra takibine konu senedin teminat senedi olmadığı yönünde karar verildiğini ve bu kararın da kesinleştiğini ancak eldeki dosyada bu kararın aksine senedin teminat senedi olduğunu kabul ederek hüküm kurduğunu, edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, eksik ve ayıplı işlerin tespit raporunda belirtildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan 07.11.2015 tarihli taşeronluk sözleşmesinin 12. maddesinde; taşeron firmaya işveren firma tarafından yapılacak olan peşinat ödeme miktarı tutarında işe başlanmadan önce taşeron firmanın işveren firmaya teminat senedi vereceğinin düzenlendiği, aynı sözleşmenin 14. maddesinde ise; işveren firma tarafından taşeron firmaya 280.000,00 TL iş başlangıcında peşin ödeme yapılacağının hükme bağlandığı, icra takibine konu senedin tanzim tarihi olan 07.11.2015 ile taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi tarihinin aynı olduğu, bono bedeli 280.000,00 TL olup, sözleşmenin 14. maddesinde belirtilen peşin ödenecek olan bedel ile uyuştuğu, senedin vade tarihi olan 30.03.2016 tarihinin de sözleşmenin 6. maddesinde düzenlenen işin bitim süresi ile aynı olduğu, dava konusu senedin 07.11.2015 tarihli sözleşme kapsamında düzenlenen teminat senedi olduğu ve davalıya teminat senedi olarak verildiği anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı yüklenici vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde; senede ilişkin olarak İzmir 5. İcra Hukuk Mahkemesinde açılan davada senedin teminat senedi olarak düzenlendiğine dair yazılı delil ibraz edilmediğinden icra takibine konu senedin teminat senedi olmadığı yönünde karar verildiğini ve bu kararın da kesinleştiğini ancak eldeki dosyada bu kararın aksine senedin teminat senedi olduğunu kabul ederek hüküm kurduğunu, edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini, eksik ve ayıplı işlerin tespit raporunda belirtildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle sözleşmede yer verilen hükümler karşısında takibe dayanak bononun açıkça sözleşmenin teminatı kapsamında verilmiş olduğunun ve bedelsiz kaldığının anlaşılmasına göre davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.