YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9245
KARAR NO : 2023/2112
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki meskeniyet şikayeti üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının meskeniyet şikayetinin kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf talebinin HMK 353(1)-b/1 maddesi gereğince esastan reddine, alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, süresinde yapılmayan meskeniyet şikayetinin usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı/borçlu dava dilekçesinde adına kayıtlı olan mesken niteliğindeki taşınmazın aile konutu niteliğinde olduğunu belirterek dava konusu taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı/alacaklı vermiş olduğu cevap dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz için biçilen değerin, borçlunun sosyal ve ekonomik durumu, oturduğu yaşadığı çevre itibarıyla oturabileceği bir mesken alması için gerekli bedelden fazla olduğunun tespit edildiğinden bahisle şikayetin kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu taşınmazın satışı halinde 280.000,00 TL’den aşağı olmamak üzere satılmasına, 280.000,00 TL’nin haline münasip ev alabilmesi için borçluya verilmesine, kalan miktarın borçtan mahsubuna, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı/borçlu, günün rayiç fiyatlarına göre mahkemece takdir edilen bedelle aynı mahiyet ve konumda yeni bir ev alamayacağını belirterek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı/alacaklı, davanın süresinde olmadığını ve ayrıca taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğundan meskeniyet şikayetinin dinlenemeyeceğini davanın reddi gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı borçlu vekilinin 09.05.2016 tarihinde icra dosyasında talep açarak dava konusu olan taşınmazdaki haczin kaldırılmasını talep ettiği, İİK’nın 16. maddesi gereğince şikayetin işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde yapılması gerekmekte olup, 103 davetiyesinin davacı borçluya 06.05.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı borçlu vekilince 7 günlük sürenin geçirilmesinden sonra 23.05.2016 tarihinde şikayette bulunulduğu, şikayet süresinde olmadığı nedenle şikayetin süreden reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle borçlunun istinaf talebinin reddine, alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile şikayetin usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İcra müdürlüğü dosyasında vekil olmasına rağmen 103 davetiyesinin asile tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu ve davanın süresinde açıldığı ileri sürülerek kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haline münasip konuta ilişkin haczedilmezlik şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. İİK’nın 16, 82/1-12 maddeleri
3. Değerlendirme
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunlu olup, şikayete konu taşınmazın haczi ile ilgili 103 davetiyesinin borçlu asile 06.05.2016 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. 103 davetiyesinin vekil yerine borçlu asile gönderilmesi yasaya aykırıdır. Dolayısıyla borçlu asile yapılan tebliğ ile itiraz ve şikayetler yönünden yasal süre işlemeye başlamaz. Şikayete konu taşınmazın haciz tarihinin 13.07.2015 olduğu, borçlu vekilinin icra dosyasına vekaletnamesini 10.06.2015 tarihinde ibraz ettiği, vekilin icra müdürlüğüne 09.05.2016 tarihli beyanı ile haczin kaldırılması talebinde bulunduğu görülmüş olup, 09.05.2016 tarihi itibariyle borçlu vekilinin hacizden muttali olduğunun kabulü gerekir
İİK’nın 82/1-12. maddesinde borçlunun haline münasip evinin haczolunamayacağı ifade edilmektedir.İİK’nın 82/1-12. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, borçlu adına kayıtlı taşınmaz üzerine konulmuş geçerli bir haczin varlığı gerekir.
Öte yandan; İİK’nın 82. maddesinde yer alan haczedilmezlik şikayeti, İİK’nın 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tâbidir. Bu süre öğrenme tarihinden başlar.
O halde mahkemece, borçlu vekilinin öğrenme tarihi 09.05.2016 olup, haline münasip evin haczedilmezlik şikayet tarihi 11.05.2016 olduğu görülmekle şikayetin yedi günlük yasal sürede olduğu kabul edilerek işin esası incelenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin süre aşımından reddine karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.