YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8832
KARAR NO : 2023/1920
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki İİK’nın 82/4-12 maddesinden kaynaklanan haczedilmezlik şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; 284 ada 62 parsel, 289 ada 44 parsel ve 289 ada 155 parsel sayılı tarım arazisi ile 216 ada 7 parsel ve 1422 ada 1 parsel 20 nolu bağımsız bölümdeki ev vasfındaki taşınmazlara haciz konulduğunu 103 davetiyesinin tebliği ile 05.08.2020 tarihinde öğrendiğini, çiftçi olduğundan kendisinin ve ailesinin geçimi için zorunlu olan tarım arazilerinin haczedilemeyeceğini, ev vasıflı taşınmazlardan ikisinin de kullanıldığını ve bunlardan birisinin haline münasip meskeni olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde haline münasip ev vasıflı olan taşınmazın tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek tarım arazisi vasıflı taşınmazlar ile ev vasıflı taşınmazlardan biri üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı, haczedilmezlik şikayetinde bulunulan dört adet tarım arazisinin toplam yüzölçümüne göre arazilerin yasada ifadesini bulan kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi tanımlamasından büyük olduğunu, borçlunun çiftçi olup olmadığının ve taşınmazlar üzerinde ipoklerin haczedilmezlik şikayetine engel mahiyette olup olmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Borçlunun ekonomik ve sosyal durumunun araştırıldığı, çiftçilik belgesi ve kayıtların getirtildiği, taşınmazın tapu kayıtları üzerinde … ve … lehine ipotek tesis edilmiş ise de tarımsal nitelikte kredilerin teminatı olarak tesis edilen ipoteklerin zorunlu ipotek kapsamında kaldığı, bilirkişi raporuna göre taşınmazların getireceği yıllık net gelirin 131.033,42 TL olarak belirlendiği, sosyal ekonomik durumuna göre 3 adet taşınmazdan elde edilen zirai gelirin asgari gelirden fazla olduğu, buna göre 155 parsel sayılı taşınmaz üzerine uygulanan haczin İİK’nın 82/4 maddesince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği; 216 ada 7 parsel sayılı taşınmazının içerisinde konut bulunduğu ve bu taşınmazın şikayet tarihindeki değerinin 641.803,00 TL olduğu, yine borçlunun 1422 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 20 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın şikayet tarihindeki değerinin 583.777,00 TL olduğu dolayısıyla borçlunun sahip olduğu her iki meskenin değerinin de haline münasip ev alabilmesi için gerekli bedelden yüksek bir meblağda olduğu gerekçesi ile şikayetin kısmen kabul kısmen reddine, 289 ada 155 parsel sayılı taşınmaz üzerine uygulanan haczin İİK’nın 82/4 maddesi gereğince kaldırılmasına, diğer tarımsal araziler yönünden istemin reddine, borçlunun İİK’nın 82/12 madde kapsamında kalan haczedilmezlik şikayetinin kısmen kabul kısmen reddine, borçlunun haline münasip meskeni temin edebilmesi için gerekli 240.000,00 TL bedel ayrılmak kaydıyla 216 ada 7 parsel sayılı taşınmazın satışına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Alacaklı, tarımsal arazilerin yıllık gelirine göre borçlunun ve ailesinin geçimi için zorunlu asgari sınırın üzerinde olduğunu, ayrıca her iki meskenin değerinin de haline münasip taşınmaz değerinden yüksek olduğunu, bu sebeple her iki taşınmazın satışına karar verilmesi gerekirken hatalı karar verildiğini, bilirkişi raporuna itirazın dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Borçlunun şikayete konu taşınmazları üzerine 26.06.2020 tarihinde haciz uygulandığı, haciz tarihinden önce taşınmazların tapu kaydında …, … ve … Bankası lehine her türlü kredi sözleşmesi, taahhütnamesi vs. uyarınca veya üçüncü kişiler tarafından borçlu ile ilgili olarak bankaya tevdi edilmiş/edilecek kefaletler uyarınca banka tarafından açılmış/açılacak her türlü krediden ötürü bankaya karşı asaleten ve kefaleten doğmuş doğacak tüm kredi borçlarının ve bunların faiz, komisyon, ücret, vergi vs. teminatı olarak ipoteklerin tesis edilmiş olduğu, ipotek alacaklısı bankaların yazı cevabında ipotek borcunun devam ettiğinin bildirildiği, her ne kadar ilk derece mahkemesince, ipoteğin ziraat kredisi nedeni ile kurulduğu ve zorunlu ipoteklerden olduğu değerlendirilmiş ise de; ipotek resmi senetleri incelendiğinde ipoteğin ziraat kredisine özgülenmediği, ipoteğin bu hali ile zorunlu ipoteklerden olmadığı, o halde, şikayete konu taşınmazlar üzerinde hacizden önce tesis edilen ve haciz tarihi itibari ile ipoteğe bağlı borcu ödenmeyen, zorunlu olmayan ipotek mevcut olduğu anlaşılmakla, haczedilmezlik şikayetinden vazgeçilmiş sayılacağından ilk derece mahkemesince şikayetin bahsi geçen nedenle reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1-b (2) maddesi uyarınca mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu, zorunlu ipoteklerin haczedilmezlik şikayetine engel teşkil etmediğini, şikayetin kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK’nın 82/4-12 maddesinden kaynaklanan haczedilmezlik şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 82/4-12 maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun’un ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.