Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/7333 E. 2007/10965 K. 06.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7333
KARAR NO : 2007/10965
KARAR TARİHİ : 06.12.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı, kendisinin çay bahçesi işleticisi olup bu nedenle davalı kurum ile abonelik sözleşmesi imzaladığını, sözleşme tarihinin 12.05.2005 olmasına rağmen davalının eski aboneye ait borç nedeni ile işletmesinin elektriğini kestiklerini bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, davacının 06.10.1993 tarihinden itibaren sözkonusu yerde işletmecilik yaptığını ve eski abonenin sözleşmesini fesh etmemesinden faydalanarak, yeni bir sözleşme yapmadan elektrik kullanmaya devam ettiğini, müvekkili kurum tarafından elektrik borcu nedeni ile takibe geçilince, bu davayı açtığını müvekkili kurum elemanları tarafından 04.05.2005 tarihinde davacı işyerine gidilip işlem yapılması üzerine aboneliği üzerine aldığını, davacının kötü niyetli olduğunu öne sürerek davanın reddi ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının abonelik sözleşmesinin 12.05.2005 tarihli olması nedeni ile sorumluluğunun bu tarihten sonra başlayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki abonelik sözleşme tarihi 12.05.2006 olmasına rağmen Balıkesir Esnaf ve Sanatkarları Sicil Müdürlüğü’ nden verilen yazıda davacı …’ nin 06.10.1993 tarihinden itibaren aboneliğin kurulu bulunduğu işyerinde mesleki faaliyette bulunduğu ve bu faaliyetini 12.08.2005 tarihinde sona erdirdiği belirtilmiştir. Uyuşmazlık konusu dönem davacının ticari faaliyette bulunduğu süre kapsamında kalmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece bu hususlar üzerinde durulup davacının fiili kullanıcı olduğu hususu araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.