YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2248
KARAR NO : 2006/8770
KARAR TARİHİ : 25.09.2006
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, Danışmanlık Bedeli için düzenlenen faturadan kalan bakiyenin tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, görevli mahkemenin İstanbul Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesi olduğunu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini bildirmiş, esas hakkında ise, dava konusu faturanın danışmanlık hizmetleri tümü ile verilmeden yapımın tüm bölümleri için verileceği varsayılarak düzenlendiğini, tümü 11 canlı bölümden oluşan yapımın 26.4.2004 tarihinden sonrası için hiç danışmanlık ücreti verilmediğini, sözlü anlaşmaya göre ilk başta kararlaştırılan danışmanlık bedelinin indirilmesi ile davacı adına fiyat farkı faturasının düzenlendiği ancak, davacının faturayı iade ettiğini, davacının açtığı davanın vermediği hizmetlere ilişkin bedeli tahsil amacına yönelik olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının düzenlendiği faturaya itiraz etmeyen davalının hizmeti almadığına ilişkin savunmasını ispat külfeti kendine ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı borçlunun itirazının iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı faturada yazılı bedel karşılığı danışmanlık hizmetini verdiğini, ancak bakiye bedelin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise faturada yazılı bedel karşılığı hizmetin tam olarak verilmediğini, verilen hizmet karşılığını ödediğini, uyuşmazlık konusu kısma ilişkin hizmetin verilmemiş olduğunu savunmuştur. Her ne kadar davacı tarafından davalıya gönderilen faturaya itiraz edilmemiş ise de, fatura tek başına hizmetin verilmiş olduğunun kanıtı olamaz. Başka bir ifade ile, davacı davalının almadığını savunduğu döneme ilişkin hizmeti vermiş olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece bu yönler gözetilerek davacıya uyuşmazlık konusu hizmeti verdiği yolundaki iddiasını ispat olanağı tanınarak tüm … birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek gerekirken ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 25.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.